Orta Doğu’da İran ile ABD arasındaki savaş ihtimali gündemdeyken, İran’ın liman kenti Bender Abbas’ta meydana gelen patlama ve ülkenin farklı bölgelerinden gelen yeni patlama ihbarları dikkatleri Tahran’a çevirdi.

TRUMP'A NET UYARI: ÖLÜMCÜL BİR HATA OLUR

İsrail merkezli Maariv gazetesi, ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik olası askeri müdahale ya da müzakere tercihini değerlendirdiği analizinde, Washington’un vereceği kararın küresel ölçekte stratejik sonuçlar doğuracağına dikkat çekti Habere göre, İran’a yönelik saldırgan söylemin olası bir müzakere söylemine dönüşmesi ‘ölümcül bir hata’ olur.

69807082A77C1Ee03E7B1Bc0

İSRAİL'İN 'MÜZAKERE' ENDİŞESİ

Beyaz Saray’dan gelen son açıklamalar, sosyal medyaya yansıyan mesajlar ve yönetim çevrelerinden sızdırılan bilgiler, Trump yönetiminin sert askeri söylemden müzakere seçeneğine kayabileceği yönünde yorumlara neden oluyor. Gazeteye göre bu olasılık, ciddi bir endişe kaynağı olarak görülüyor.

Analizde, İran rejimiyle yapılacak olası bir anlaşmanın, bölgesel ve küresel dengeler açısından ‘jeopolitik bir başarısızlık’ anlamına geleceği savunuluyor.

İRAN'IN NÜKLEER KAPASİTESİNİN TAMAMEN ORTADAN KALDIIRLMASI

Maariv’in değerlendirmesine göre, İsrail–ABD koordinasyonuyla yürütülen son askeri operasyonlar, İran’ın nükleer altyapısının önemli bölümlerini, balistik füze kapasitesini ve insansız hava araçları ağını ciddi ölçüde zayıflattı. Ancak İran’ın bu kapasiteyi yeniden inşa etmeye başladığı belirtiliyor.

Gazeteye göre, bu aşamadan sonra ABD’nin müzakere yolunu seçmesi halinde, sürecin tek hedefi İran’ın kalan ya da yeniden inşa edilen tüm nükleer ve askeri kapasitesinin tamamen ve geri döndürülemez biçimde ortadan kaldırılması olmalı.

ABD Büyükelçisi Tom Barrack'tan Avrupa ve NATO'ya Türkiye eleştirisi: Bu delilik
ABD Büyükelçisi Tom Barrack'tan Avrupa ve NATO'ya Türkiye eleştirisi: Bu delilik
İçeriği Görüntüle

Analizde, ‘zaman kazanmaya dayalı diplomatik süreçlerin’ artık geçerliliğini yitirdiği vurgulanıyor.

Maariv’deki yazıda, İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesini ya da rejime mali kaynak aktarımını içeren herhangi bir anlaşmanın, bu kaynakların doğrudan İran lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları’nın kontrolüne geçmesine yol açacağı öne sürülüyor.

İSRAİL'DEN İRAN’LA ANLAŞMA İÇİN 3 KIRMIZI ÇİZGİ

İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Washington ziyaretinde yaptığı görüşmelerde "İran'ın ABD'yi kandırmaya çalıştığını" öne sürdü.

Zamir, İsrail'in "İran ile iyi bir anlaşma için 3 şart öne sürdüğünü" belirterek, şartların "nükleer ve balistik füze programına son vermesi, bölgede vekil güçlerine desteği kesmesi" olduğunu aktardı.

İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir'in, "ABD'nin İran ile kötü bir anlaşma yapacağı" endişesiyle Washington'ı ziyaret ettiği ifade edildi. Zamir'in ABD'ye "Tahran'ın gözalıcı oyunlarına dikkat edin." mesajını ilettiği kaydedildi.

İRAN DUYURDU: MÜZAKERELER TÜRKİYE'DE GERÇEKLEŞEBİLİR

Öte yandan, Al Jazeera'nin aktardığı bilgilere göre, İran Cumhurbaşkanı’nın ABD ile müzakerelerin başlatılması talimatını verdiğini bildirdi. Ayrıca Fars Haber Ajansı'na dayandırılan bilgilerde, ABD ile yapılacak görüşmelerin önümüzdeki günlerde büyük olasılıkla Türkiye’de gerçekleştirileceğini aktardı.

TARİH CUMA, ADRES TÜRKİYE

ABD medyasında yer alan habere göre; Trump'ın özel temsilcisi Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Arakçi, cuma günü Türkiye'de bir araya gelecek. İran medyası ise İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın ABD ile nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması emrini verdiği bildirildi.

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN MÜZAKERELERİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKMİŞTİ

31 Aralık'ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile İstanbul'daki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, "Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere İran'a yönelik askeri bir müdahaleye karşı olduğumuzu her fırsatta tüm muhataplarımıza aktardık" demişti. Fidan, İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlamasının bölgesel gerilimin azaltılmasında hayati önem taşıdığını vurguladı.

Fidan, "Müzakereler aynı zamanda İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasının ve İran'ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır. Gelinen noktada ilişkilerin yeni bir anlaşma zemininde normalleşmesi gerekmektedir. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere İran'a yönelik askeri bir müdahaleye karşı olduğumuzu her fırsatta tüm muhataplarımıza aktardık." diye konuştu.

ARAKÇİ: DİPLOMASİYE HAZIRIZ

Mehr Haber Ajansı'na göre, İran Dışişleri Bakanı Arakçi, İran'daki devrimin 47.yıl dönümü münasebetiyle başkent Tahran'da devrim lideri Ayetullah Humeyni'nin türbesinde konuştu.

İran Dışişleri Bakanı, "Bugün diplomasiden söz edenler onlardır. Gerçi biz de her zaman karşılıklı saygı ve çıkarların gözetilmesi şartıyla diplomasiye hazırdık. İran halkıyla saygı çerçevesinde konuşulmalıdır. Diplomasiye hazırız fakat diplomasinin de kendine özgü ilkeleri vardır. Umarım (diplomasinin) sonuçlarını yakında görürüz." dedi.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise ABD ile olası müzakerelere ilişkin ayrıntıların henüz kesinleşmediğini, genel çerçevesi ve yapısı şekillendikten sonra detayların netleşeceğini belirtti.

NE OLMUŞTU?

ABD, İran genelinde bir süredir ekonomik şikayetler nedeniyle süregelen gösterilerde protestoculara desteğini açıklarken, Tahran yönetimiyle müzakere söylemlerinin arka planında da ülkeye saldırı seçeneklerini değerlendirmeye devam ediyor.

Ocak ayının başından bu yana ABD medyasına konuşan hükümet ve ordu yetkilileri, İran'la gerilim tırmanırken hava ve deniz gücünün de hızla Orta Doğu'ya yönlendirildiğini vurguluyor.

Buna göre, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) uçak gemisi taarruz grubu, gelişmiş savaş uçağı filoları ve füze savunma sistemlerini bölgeye konuşlandırıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 28 Ocak'ta İran'a doğru devasa deniz gücünün ilerlediğini açıklamasının ardından da bölgeye sevkiyatın devam ettiği belirtiliyor.

CBS News kanalının haberinde, Trump'ın açıklamasından bu yana Orta Doğu'ya ilave muhrip geminin gönderildiği ve bölgedeki muhriplerinin sayısının 6'ya çıktığı ifade edildi.

Böylece Orta Doğu'da ABD Merkez Komutanlığının (CENTCOM) sorumluluk alanına giren muhripler arasında en son gönderilen "USS Delbert D. Black" gemisinin yanı sıra "USS Spruance", "USS Murphy", "USS Frank E. Petersen", "USS McFaul" ve "USS Mitscher" bulunuyor.

Bölgede ayrıca uçak gemisi "USS Abraham Lincoln" ile kıyı muharebe gemileri "USS Canberra", "USS Tulsa" ve "USS Santa Barbara", İran'a yönelik operasyon emri verilmesini bekliyor.