Kıbrıs Türk Haber ekranlarında yayınlanan Net Bakış programında, Gazeteci Serdar Şengül’ün konuğu olan Azerbaycan Basın Konseyi Üyesi, Yeniçağ Medya Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Agil Alasker, bölgedeki savaş atmosferi ve küresel güç dengelerine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Programda özellikle Rusya, ABD ve İran ekseninde yaşanan gelişmeler ele alınırken, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’a yönelik olası senaryolar da detaylı şekilde değerlendirildi.
“Rusya’nın Gücü Emildi ve Yalnızlaştırıldı”
Agil Alasker, son dönemde yaşanan gelişmelerin Rusya’nın küresel güç projeksiyonunda ciddi bir gerilemeye işaret ettiğini savundu.
“Rusya uzun süredir farklı cephelerde yoğun şekilde yıpratıldı. Ekonomik yaptırımlar, askeri yük ve diplomatik izolasyon Moskova’nın hareket alanını daralttı. Bugün geldiğimiz noktada Rusya’nın gücünün emildiğini ve yalnızlaştırıldığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Alasker, özellikle ABD’nin İran’a yönelik hamlelerine Rusya’dan güçlü bir karşılık gelmemesini, Moskova’nın bölgesel caydırıcılığının zayıfladığının göstergesi olarak değerlendirdi.
“ABD İran’ı Vurdu, Rusya Karşılık Veremedi”
Programda ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonları da gündeme geldi. Alasker, Washington’un doğrudan müdahalesine rağmen Rusya’nın sahada veya diplomatik düzeyde belirleyici bir adım atamamasını dikkat çekici buldu.
“Bu tablo, artık Rusya’nın eski reflekslerini gösteremediğini ortaya koyuyor. ABD İran’ı vurdu, ancak Rusya’dan güçlü bir denge hamlesi gelmedi. Bu durum Rusya’nın zayıflığının en net göstergelerinden biridir” dedi.
Alasker’e göre küresel güç dengeleri yeniden şekilleniyor ve klasik bloklaşma anlayışı yerini daha karmaşık bir jeopolitik tabloya bırakıyor.
“İran da Zayıfladı”
Agil Alasker, yalnızca Rusya’nın değil İran’ın da ciddi bir yıpranma sürecinden geçtiğini ifade etti. Ekonomik yaptırımlar, iç siyasi baskılar ve dış askeri gerilimlerin Tahran yönetimini zorladığını belirten Alasker, İran’ın eski bölgesel kapasitesinin gerilediğini söyledi.
“İran hem ekonomik hem de siyasi olarak ciddi bir baskı altında. Uzun süren yaptırımlar ve askeri gerilimler ülkeyi yıprattı. Bu nedenle İran’ın agresif bir genişleme stratejisi izlemesi şu aşamada zor görünüyor” dedi.
“İran’ın Kıbrıs’a Saldırı İhtimali Zayıf”
Programda en çok merak edilen başlıklardan biri de İran’ın Kıbrıs’a yönelik olası bir saldırı ihtimali oldu. Alasker, bu senaryoyu zayıf bulduğunu açık şekilde dile getirdi.
“Kıbrıs doğrudan hedef haline gelecek bir pozisyonda değil. İran’ın mevcut koşullarda yeni bir cephe açması rasyonel görünmüyor. Böyle bir adım hem askeri hem diplomatik açıdan büyük sonuçlar doğurur” değerlendirmesinde bulundu.
Alasker’e göre İran, mevcut koşullarda daha çok iç dengelerini koruma ve uluslararası baskıyı minimize etme stratejisi izliyor.
“Yakın Zamanda Yeni Bir Rejim Doğal Olarak Ortaya Çıkabilir”
Agil Alasker’in en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri ise İran’ın iç siyasi geleceğine yönelik oldu. Alasker, mevcut baskı ve zayıflama sürecinin uzun vadede sistemsel dönüşüme yol açabileceğini ifade etti.
“İran’da mevcut yapı uzun süre bu şekilde devam edemeyebilir. Baskı arttıkça iç dinamikler değişir. Yakın zamanda yeni bir rejim doğal olarak ortaya çıkabilir. Bu bir dış müdahale değil, iç dönüşüm süreciyle gelişebilir” dedi.
Bu değerlendirme, programda bölgesel dengelerin sadece askeri değil, siyasi ve toplumsal boyutlarıyla da ele alındığını gösterdi.





