Akpınar, Kıbrıs Türk halkının 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ve eşit ortağı olduğunu ifade ederek, bu tarihsel ve hukuki gerçeğin tartışma konusu yapılamayacağını kaydetti. Herhangi bir çözüm modelinin Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını, egemen eşitliğini, eşit uluslararası statüsünü ve güvenliğini güvence altına alması gerektiğini belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkı açısından vazgeçilmez bir güvenlik unsuru olduğunu vurgulayan Akpınar, uluslararası toplumun da artık klasik müzakere kalıplarının dışına çıkması gerektiğini söyledi.
Akpınar, konfederal çözüm yaklaşımı dahil olmak üzere iki devlet arasında iş birliği modelleri, yeni nesil ortaklık yapıları ve tarafların siyasi gerçekliklerini dikkate alan seçeneklerin önyargısız biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Holguín’in temaslarının geçmiş müzakere parametrelerinin tekrarına dönüşmemesi gerektiğini belirten Akpınar, “Gerçek bir müzakere ancak tarafların kendilerini eşit hissettiği bir ortamda mümkün olabilir” dedi.
Akpınar, Kıbrıs Türk halkı üzerindeki siyasi, ekonomik ve diplomatik kısıtlamaların gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, Demokrat Parti’nin Kıbrıs’ta kalıcı barış ve sürdürülebilir uzlaşı için eşitlik, karşılıklı saygı, güvenlik ve Ada’nın mevcut gerçekleri temelinde şekillenecek yeni nesil anlayışlara açık olduğunu kaydetti.





