“İTAAT YA DA KARŞI ÇIKIŞ İKİLEMİNE SIKIŞTIRILMAMALI”
Şahali’nin basına yansıyan açıklamalarını dikkatle takip ettiğini belirten Akpınar, Kıbrıs Türk halkının kendi iradesi, öncelikleri ve beklentileri bulunduğunu, bu iradenin güçlü biçimde temsil edilmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Akpınar, Türkiye ile ilişkilerin yalnızca “itaat” veya “karşı çıkış” ikilemi üzerinden değerlendirilmesinin iki halk arasındaki köklü bağları ve ortak sorumlulukları anlatmakta yetersiz kalacağını kaydetti.
“TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ İLE HALKIMIZIN İRADESİ KARŞIT DEĞİLDİR”
Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının güvenliği, hakları ve geleceği açısından tarihsel ve yaşamsal öneme sahip olduğunu vurgulayan Akpınar, Anavatan Türkiye’nin desteği ile Kıbrıs Türk halkının iradesinin birbirine karşıt kavramlar olarak sunulmaması gerektiğini belirtti.
Akpınar, sağlıklı ilişkilerin karşılıklı saygı, açık istişare ve ortak yarar temelinde kurulabileceğine dikkat çekti.
“FARKLI GÖRÜŞLER ORTAK GELECEĞİ ZEDELEMEMELİ”
Türkiye ile ilişkilerin samimiyet, güven ve ortak akılla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Akpınar, siyasi görüş ayrılıklarının doğal olduğunu ancak bu farklılıkların birbirini incitmeden ve ortak gelecek gözetilerek dile getirilmesi gerektiğini söyledi.
Akpınar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Kıbrıs Türk halkının iradesi de Türkiye ile kardeşlik ve dayanışma bağları da bizim için değerlidir. İkisini birlikte koruyacak olan, özenli ve sorumlu bir siyasi dildir.”






