Ağıralioğlu, yaşanan tablonun yalnızca Türk futboluyla sınırlı olmadığını, ülkedeki genel yönetim ve adalet krizinin sahadaki yansıması olduğunu vurguladı.
"Liyakat Rafta, Sadakat Ön Planda"
Hakem atamalarında liyakatin gözetilmediği, kişisel notlar, fişlemeler ve keyfî listelerle adaletin zedelendiği yönündeki iddialara değinen Ağıralioğlu, mevcut düzeni sert bir dille eleştirdi:
"Adamına göre hakem, adamına göre kadro, adamına göre makam, adamına göre adalet… Memleketin hangi kapısını çalsanız karşınıza çıkan bu hastalık, şimdi futbol sahasına kadar inmiştir. Liyakatin yerini sadakatin, hakkın yerini hatırın, kuralın yerini keyfîliğin aldığı bir düzen, eninde sonunda her kurumu bozar."
"Türkiye’nin Derdi Kader Değil, Yönetimdir"
Kamusal alandaki kayırmacılığın vatandaşın adalet duygusuna darbe vurduğunu belirten Ağıralioğlu, adalet terazisinin şaşması durumunda ne sahada ne de sokakta güvenin kalacağını söyledi. Türkiye'nin asıl sorununun yönetim anlayışı olduğunu ifade eden Ağıralioğlu; hakkı olanın kimseye minnet etmediği, liyakatin esas alındığı bir sistemin kurulması gerektiğini belirterek "Futbol da böyle düzelir, devlet de böyle güçlenir. Daha iyisi mümkündür" sözleriyle açıklamasını tamamladı.






