Bakan Arıklı, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) Başkanı Kadri Bürüncük ve Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit, “Ekranın Ötesi: Dijital Zorbalık, Bağımlılık ve Koruma Sempozyumu”nun açılışında konuştu.
-Arıklı
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, siber zorbalığın, teknolojinin yaygın olarak kullanıldığı bugün, sadece çocuklar için değil gençler, aileler ve yetişkinler için de çok büyük tehlikeler içerdiğini belirtti.
Son beş yılda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) beş bin civarında evlilik, beş bin civarında da boşanma olduğuna dikkat çeken Arıklı, “Bu rakam korkunç bir rakamdır ve Türk milletinin en önemli unsurlarından biri olan aile bağının giderek zayıflaması ve aile kurumunun yavaş yavaş ortadan kalkması anlamına da geliyor. Bunda, internet ortamının insanlarımız üzerinde yarattığı tahribatın da çok büyük etkisinin olduğunu maalesef itiraf etmek durumundayız.” diye konuştu.
“Evet, çocuklarımız için dijital bağımlılık bir hastalıktır ama aynı zamanda büyükler için de gerçekten çok ciddi bir hastalık haline geldi.” diyen Arıklı, özellikle yapay zekanın son üç-beş ay içerisinde hızla gelişmesi ve insanların hayatını direkt etkilemesinin, kendilerini ilerleyen günler için endişeye sevk ettiğini dile getirdi. Önceki hafta Türkiye Cumhuriyeti’nde Yapay Zeka Eylem Planı’nın açıklandığını ifade eden Arıklı, KKTC’nin de eylem planının içerisinde olacağını söyledi.
-“KKTC, internet ortamında maalesef savunmasız durumdadır”
“KKTC, internet ortamında maalesef savunmasız durumdadır.” diyen Arıklı, internet platformlarının, KKTC’yi tanımadıkları için burada temsilcilikleri bulunmadığını ve platformlara herhangi bir yaptırımları olamadığını belirtti.
Bununla ilgili Türkiye Cumhuriyeti ile defalarca görüştüklerini dile getiren Arıklı, BTHK ile Türkiye’nin BTHK’sı arasında çok acil bir eylem planı ve iş birliği protokolü imzalanması gerektiğini kaydederek, “Çünkü burada sosyal medya üzerinden yapılan hakaretler, küfürler, dolandırıcılık ve buna benzer daha birçok suçu maalesef biz önleyemiyoruz. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti’nin teknik yardımlarına ihtiyacımız var.” dedi.
KKTC’deki herhangi bir mahkeme kararının, Türkiye’deki dijital platformların temsilcilerine, BTHK, Adalet Bakanlığı üzerinden ulaştırılması gerektiğini söyleyen Arıklı, “Bunu yapmamız gerekiyor. Üzerimize düşeni ev ödevlerini de birlikte yapmamız gerekiyor.” diye konuştu.
Hızlı internet için 4.5G’ye geçtiklerini, yakında evden eve fiber projesinin de hayata geçirileceğini kaydeden Arıklı, “Ama bunun getireceği zararları önlemek için de mutlak surette tedbirler almamız gerekiyor.” dedi.
Dijital okuryazarlığın geliştirilmesi, ailelerin eğitilmesi gerektiğini belirten Erhan Arıklı, sempozyumu düzenlenmesinde katkı koyanlara teşekkür etti.
-Bürüncük: “En güçlü koruma; açık iletişim, güven ilişkisi ve dijital farkındalıktır”
Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) Başkanı Kadri Bürüncük de internetin çocuklar için önemli fırsatlar sunduğunu ancak çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini belirterek, amaçlarının çocukları internetten uzaklaştırmak değil, dijital dünyada güvenli şekilde yol alabilecek bireyler olarak yetiştirmek olduğunu söyledi.
Çocukların dijital güvenliğinin yalnızca teknik önlemlerle sağlanamayacağını kaydeden Bürüncük, “En güçlü koruma; açık iletişim, güven ilişkisi ve dijital farkındalıktır.” dedi.
BTHK olarak çocukların güvenli ve bilinçli bir dijital ortamda büyümesini desteklemek amacıyla farkındalık çalışmaları ve eğitim programlarını sürdürdüklerini kaydeden Bürüncük, ilgili paydaşlarla iş birliğine devam edeceklerini belirtti.
- “Güvenli internet paketleri ailelerin ve çocukların dijital ortamda daha güvenli yer almasını amaçlıyor”
Güvenli internet hizmeti kapsamında aile ve çocuk paketlerinin sunulmasına ilişkin iş birliği protokolünün ailelerin ve çocukların dijital ortamda daha güvenli şekilde yer almasını desteklemeyi amaçladığını belirten Bürüncük, mobil operatörler ve internet servis sağlayıcılarının projeye destek verdiğini ifade etti.
Bürüncük, Türkiye Cumhuriyeti Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile de güvenli internet altyapılarının oluşturulması konusunda iş birliği içinde çalıştıklarını kaydetti.
-“Yasaklayıcı değil, koruyucu bir anlayış benimsiyoruz”
Amaçlarının çocukları ve aileleri zararlı içeriklere karşı korumak, güvenli internet konusunda farkındalığı artırmak ve kurumsal iş birliğini güçlendirmek olduğunu belirten Bürüncük, güvenli internet yaklaşımının yasaklayıcı değil, koruyucu ve bilinçlendirici bir anlayışa dayandığını söyledi.
Güvenli internet paketlerinin kullanıcı tercihine dayalı ve gönüllülük esasına göre sunulacağını ifade eden Bürüncük, aile ve çocuk paketleriyle ihtiyaç duyan kullanıcıların ek koruma araçlarından yararlanabileceğini kaydetti.
-“Dünyada güvenli internet konusunda yeni düzenlemeler yapılıyor”
Birçok ülkede çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik yeni düzenlemelerin de hayata geçirildiğini söyleyen Bürüncük, KKTC'de de bu alandaki yasal düzenlemelerin Meclis'e sunulduğunu ve gerekli mevzuat çalışmalarının en kısa sürede tamamlanmasını hedeflediklerini belirtti.
-Ecevit: “Çocukların korunmasına yönelik yaklaşım bütüncül olmalı”
Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit ise, çocukların ve gençlerin artık yalnızca evde, okulda ve sosyal çevrelerde değil, dijital platformlarda da büyüdüğünü belirterek, dijital dünyanın sunduğu fırsatların yanında yeni riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi.
Siber zorbalık, dijital bağımlılık, çevrim içi şiddet, mahremiyet ihlalleri, nefret söylemleri ve psikolojik baskıların giderek daha fazla çocuğun ve ailenin yaşamını etkilediğini kaydeden Ecevit, çocukların korunmasına yönelik yaklaşımın bütüncül olması gerektiğini söyledi.
-“Koruma, risk ortaya çıkmadan önce önlem alabilmektir.”
“Koruma, risk ortaya çıkmadan önce önlem alabilmektir.” diyen Ecevit, korumanın sadece çocukları değil aileleri de güçlendirmeyi gerektirdiğini belirterek, bunun ancak bilinç, eğitim ve toplumsal dayanışmayla mümkün olacağını ifade etti.
-“Çocuklarımızın üstün yararı ortak paydamızdır”
Kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve politika yapıcıları aynı çatı altında buluşturan ortak paydanın çocukların üstün yararı olduğunu kaydeden Ecevit, çocukların güvenli bir dijital geleceğe sahip olabilmesi için disiplinler arası iş birliğinin artık bir tercih değil, sorumluluk olduğunu da söyledi.
Türkiye ile KKTC arasında aile ve sosyal hizmetler alanında yürütülen iş birliğinin dijital risklerle mücadeleye de önemli katkı sağlayacağına inandığını belirten Ecevit, ortak bilgi birikimi, projeler ve vizyon sayesinde çocukların dijital dünyada daha güvenli bir ortamda büyümesine katkı sunulacağını ifade etti.



