Ataoğlu, “Kıbrıs Türk halkı yok sayılarak çözüm üretilemez” dedi.
Ataoğlu yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Parlamentosu’nda hazırlanan ve Türkiye’nin Kıbrıs’tan doğan yükümlülüklerini tek taraflı ele alan rapor taslağı konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Ataoğlu, taslağı; “Kıbrıs Türk halkını yok sayan, gerçeklerden kopuk ve siyasi bir metin” olarak nitelendirerek, raporda yer alan ifadelerin tarafsızlıktan tamamen uzak, açık bir siyasi yönlendirme içerdiğini söyledi.
-“Bu dil, çözüm değil çözümsüzlük üretir”
“İki devletli çözüm artık bir tercih değil, sahadaki gerçeğin ta kendisidir” diyen Ataoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “yasadışı” olarak nitelendirilmesi ve Türkiye’ye yönelik dayatmaların kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Ataoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu dil, çözüm değil çözümsüzlük üretir. Dayatma içeren hiçbir yaklaşımın bizim nazarımızda karşılığı yoktur. Anavatan Türkiye, dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının yanındadır ve yanında olmaya devam edecektir. Türkiye’nin garantörlüğü, yalnızca bir hukuki statü değil; adanın tamamında barışın, güvenliğin ve dengenin teminatıdır.”
-“Kıbrıs Türk halkı sahipsiz değildir, asla da olmayacaktır”
Türkiye’nin garantörlüğünün tartışma konusu değil, kırmızı çizgi olduğunu vurgulayan Ataoğlu, açıklamasında şunları kaydetti:
“Unutulmamalıdır ki, Anavatan Türkiye’nin kararlı duruşu olmasaydı, Kıbrıs Türk halkının maruz kalacağı akıbet çok daha ağır olacaktı. Bugün dünyanın gözleri önünde yaşananlar, özellikle Filistin’de ortaya çıkan tablo, tek taraflı zihniyetlerin nelere yol açabileceğini açıkça göstermektedir. Kıbrıs Türk halkı sahipsiz değildir, asla da olmayacaktır.
Kıbrıs Türk halkı, egemen eşitliğinden, eşit uluslararası statüsünden ve Anavatanı Türkiye'nin garantörlüğünden asla vazgeçmeyecektir. Adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm ancak bu gerçekler temelinde mümkündür."





