KIBRIS

Aziz Gülbahar'dan üçlü görüşme değerlendirmesi: Hristodulidis ile boşuna zaman harcanıyor

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Erhürman–Hristodulidis–Holguin üçlü görüşmesini değerlendirerek, "Hristodulidis ile boşuna zaman harcanıyor" dedi.

Abone Ol

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Erhürman–Hristodulidis–Holguin üçlü görüşmesini yazılı bir açıklama yaparak değerlendirdi, Rum tarafını doğru yola getirmenin yönteminin Hristodulidis’le boşuna zaman geçirmek olmadığını vurguladı.

Aziz Gülbahar, Rum tarafını yola getirmek için Anavatan Türkiye Büyük Millet Meclisi ile KKTC Meclisi kararlarında belirtildiği gibi tanınma ve tanıtma yoluna çıkmaktan başka çare olmadığını kaydetti.

Aziz Gülbahar açıklamasında şunları belirtti:

“Kıbrıs’ta kalıcı ve hakkaniyetli bir anlaşma yapılmasını değil, Rum-Yunan hegemonyasını tüm adaya yaymayı kendine misyon edinen Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in masaya koyduğu öneriler, ‘yeni bir müzakere zemini’ söylemiyle sunulsa da gerçekte Kıbrıs Türk tarafını yıllardır sonuç üretmeyen ve hak kayıplarına yol açan bir çerçeveye yeniden hapsetme amacını taşımaktadır.

Bu önerilerle müzakere süreci içerikten koparılmakta; konferanslar, geçiş kapıları ve sözde güven artırıcı önlemler üzerinden yürütülmek istenmektedir. Esas mesele olan Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve yönetime etkin katılım taleplerinin gündeme alınması ise bilinçli biçimde ötelenmektedir.

Rum önerileriyle KKTC’nin fiilî ve siyasî varlığı yok sayılmakta, sorun yeniden devletler arası bir ihtilaf olmaktan çıkarılarak ‘toplumlar arası’ bir meseleye indirgenmek istenmektedir. Milli Mücadele Vakfı’na göre bu yaklaşım bir çözüm arayışı değil, Rum tarafının üniter devlet hedefini zamana yayarak güçlendirme girişimidir.

Bu vesileyle Cumhurbaşkanı Sayın Erhürman’ın açıklamalarının da ciddi riskler barındırdığına dikkat çekmek isteriz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın, Rum liderliğinin tutumu ortadayken hâlâ ‘ortak zemin bulunabilir’ vurgusu yapmasıyla, Rum tarafının oyalama ve KKTC’nin tanınmasını engelleme oyununa gelinmekte olduğuna vurgu yapmayı görev sayıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın yüz güne yakın görev süresinde ortaya çıkanlar, 1968 yılından bu yana yaşananlardan farklı değildir. Rum tarafı asla, Kıbrıs Türkü’nün yönetime etkin katılacağı, Türkiye’nin garantörlüğünün devam ettiği, mülkiyet ve toprak konularında önemli tavizler koparmadığı bir durumda bizimle anlaşmaya yanaşmayacaktır.

Rum tarafını doğru yola getirmenin yöntemi, Hristodulidis’le boşuna zaman harcamak değildir. Rum tarafını yola getirmek için Anavatan Türkiye Büyük Millet Meclisi ile KKTC Meclisi kararlarında belirtildiği gibi tanınma ve tanıtma yoluna çıkmaktan başka çare yoktur.”