İran'ın ABD ve İsrail saldırılarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nın ardından Babülmendep Boğazı'nı da kapatma tehdidi, küresel deniz ticaretine yönelik endişeleri daha da artırdı.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlayan saldırılarının ardından İran, dünyanın en yoğun petrol nakliye yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmış durumda.

Saldırılar sürerken İran Hürmüz'e ek olarak Aden Körfezi'yle Kızıldeniz'i bağlayan Babülmendep Boğazı'nı da kapatma tehdidinde bulunuyor. Bunu yapması durumunda, Süveyş Kanalı'na erişim de engellenmiş olacak.

İran Devrim Muhafızları'na yakın Tasnim haber ajansına konuşan İranlı askeri yetkili, "Babülmendep Boğazı dünyanın en stratejik boğazlarından biri kabul ediliyor ve İran buraya yönelik gerçek bir tehdit oluşturabilecek irade ve kabiliyete sahip" dedi.

ABD'nin bölgeye 3500 asker gönderdiğini açıklaması ardından İran, ABD askerlerinin karaya çıkması durumunda savaşta yeni cepheler açacağını söylüyor.

ABD Başkanı Donald Trump son olarak, İran'ın çok büyük bir petrol terminalinin bulunduğu Hark Adası'nı ele geçirme tehdidinde bulunmuş ve İran'ın petrolünü "almak" istediğini söylemişti.

-Babülmendep neden önemli?

Babülmendep Boğazı'nın Arap Yarımadası tarafında Yemen, Afrika tarafındaysa Cibuti ve Eritre bulunuyor.

Hint Okyanusu ve Aden Körfezi'nden gelen gemiler Süveyş Kanalı'na ulaşmak için bu boğazdan geçmek zorunda.

115 km uzunluğunda ve 36 km genişliğindeki boğaz, 1869'da açılan Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla, uluslararası gemi ticaretinin zorunlu geçiş noktalarından biri haline geldi.

Avrupa ve Asya arasındaki en kısa deniz yolu Süveyş Kanalı'ndan geçiyor.

Florida valisi, havaalanının adının Trump'ın adıyla değiştirilmesini öngören yasayı imzaladı
Florida valisi, havaalanının adının Trump'ın adıyla değiştirilmesini öngören yasayı imzaladı
İçeriği Görüntüle

Kızıldeniz koridoru, küresel deniz trafiğinin en yoğun olduğu noktalardan biri. Dünyadaki tüm deniz ticaretinin dörtte biri bu rotayı kullanıyor.

Küresel petrol ticaretinin %20'si fiilen kapalı durumdaki Hürmüz Boğazı'ndan yapılıyordu. Babülmendep Boğazı da kapatılırsa, deniz yoluyla yapılan küresel petrol ticaretinin %12'lik bir kısmı daha kısıtlanmış olacak.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi'ne göre her gün yaklaşık 5 milyon varil petrol, Ortadoğu ve Asya'dan Batı'ya gönderilirken bu boğazdan geçiyor.

Buna ek olarak küresel LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) ticaretinin %8'i de Babülmendep Boğazı üzerinden yapılıyor.

Bu da boğazın, küresel enerji arzının can damarlarından biri olduğu anlamına geliyor.

Hürmüz Boğazı'nın fiili olarak kapanmasıyla Kızıldeniz'in küresel ticaretteki yeri daha da arttı.

Suudi Arabistan, Yanbu limanından çıkan petrol akışı için Babülmendep Boğazı'nı geçiş noktası olarak kullanmaya başladı. Riyad her gün doğudaki petrol sahalarından buraya boru hattıyla milyonlarca varil petrol gönderiyor.

Ham petrol ve gaza ek olarak, Doğu ile Batı arasındaki ana ticaret hattının üzerindeki Babülmendep Boğazı'ndan her gün onlarca kargo gemisi geçiyor.

Babülmendep Boğazı'nın kapanması beş yıl önce yaşanan bir deniz kazasıyla benzer etki yaratabilir. Mart 2021'de Panama bayraklı Ever Given konteyner gemisi Süveyş Kanalı'nda karaya oturarak trafiği bloke etmişti.

Dünyanın en işlek ticaret yollarından birisinin yaklaşık bir hafta devre dışı kalmasıyla, küresel tedarik zinciri sekteye uğramış, fiyat artışları yaşanmıştı.

-Husilerin rolü

İran, kendi topraklarından uzaktaki Babülmendep Boğazı'nı, ancak Husiler yoluyla kapatabilir.

Husiler, Yemen'de İran'ın desteklediği bir isyancı grup.

Reuters'a konuşan bir Husi lider, Tahran'a destek için Babülmendep Boğazı'na saldırmaya "askeri olarak hazır" olduklarını söyledi.

Husiler 28 Mart'ta İsrail'e füze saldırısı yaparak, savaşa ilk kez dâhil olmuştu. İsrail, Yemen'den fırlatılan iki füzenin vurularak imha edildiğini duyurdu.

Yemen'in Kızıldeniz kıyısı Husilerin kontrolünde. Grup Gazze'deki savaş sırasında Babülmendep Boğazı'nda saldırılar gerçekleştirmişti. 100'den fazla ticari gemi Husi füze ve drone'larıyla vurulmuş, iki gemi batmış ve dört denizci hayatını kaybetmişti.

2023'ün Kasım ayında Husiler Kızıldeniz'de Japonya'nın işlettiği, İngiltere'ye ait bir kargo gemisine helikopterle inerek, gemiye el koymuştu.

Husiler sadece İsrail'le bağlantısı olan gemileri hedef aldıklarını iddia etse de, saldırılar "ayrım gözetmeden yapılan eylemler" olarak nitelendi ve o dönemde dünyanın en büyük deniz taşımacılığı ve petrol şirketleri bu bölgeden yaptıkları nakliyeleri askıya aldı.

Saldırılar zamanla azaldı. ABD "Husilerin boyun eğdiğini" iddia ederken, Husiler "ABD'nin geri adım attığını" savundu.

Uzmanlar şimdi saldırıların yeniden başlamasından endişeli.

BBC'nin kıdemli dış haberler muhabiri Lyse Doucet, "Savaş uzarsa Yemen'deki Husilerin de katılması hep beklenen bir şey" diyor;

"Yemen'in kuzeybatısında hakimiyet kuran Husiler şu ana kadar en güçlü silahlarını kullanmadı. O silah da Kızıldeniz'i küresel ticaret rotalarıyla birleştiren Babülmendep Boğazı'ndaki trafiği engelleme kapasiteleri."

ABD Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Deniz İdaresi 26 Şubat'ta, "Husiler Ekim 2025'te Gazze ve İsrail arasındaki ateşkes anlaşmasından bu yana ticari gemilere saldırmamış olsa da, bölgedeki ticari gemiler de dahil, ABD varlıklarına tehdit oluşturmaya devam etmektedir" açıklamasını yapmıştı.

-Küresel deniz ticareti baskı altında

Babülmendep Arapça "gözyaşı kapısı" ya da "keder kapısı" anlamına geliyor.

Bu, bölgedeki tehlikeleri, güçlü akıntıları, öngörülemez rüzgarları, korsanlık ve çatışmaları yansıtan bir isim.

2008 ve 2012 yılları arasında Babülmendep Boğazı ve çevresindeki sularda çok sayıda korsanlık eylemi yaşanmıştı. Bunların çoğu, Somalili grupların fidye istemek için yaptığı kaçırma eylemleriydi. Bu olaylar uluslararası deniz ticareti şirketlerini bölgedeki güvenliğin artırılması için adım atmaya zorlamıştı.

Babülmendep'ten geçişlerin kapanması, Hürmüz Boğazı'ndaki durum nedeniyle zaten baskı altında olan enerji piyasası krizini daha da derinleştirebilir.

Savaş öncesi varil fiyatı 70 Amerikan doları civarında olan Brent petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerle 120 dolara kadar çıktı.

Ancak etkileri sadece petrolle sınırlı değil. Birçok tüketim malından tarımsal ürünlere kadar çok geniş bir ürün yelpazesi savaştan etkilendi.

Bir deniz ticaret yolunun daha savaş nedeniyle kapanması, küresel çapta fiyatları daha da artırıp, savaşın ekonomik etkilerini daha da derinleştirecektir.