Başbakan Üstel, açıklamasında bunun basit bir karalama girişimi olmadığını vurgulayarak, şahsının yanı sıra makamını, hükümeti, devleti ve demokrasiyi hedef alan bir operasyonla karşı karşıya olduklarını kaydetti. Bahse konu kaydın montaj ve manipülasyon içerdiğini savunan Üstel, kamuoyunda algı oluşturulmaya ve siyasi mühendislik yapılmaya çalışıldığını dile getirdi.
Devlet sorumluluğuyla görev yapanların masa başında üretilmiş senaryolar karşısında geri adım atmayacağını belirten Üstel, bu tür provokasyonlara sessiz kalmayacaklarını ve hukuki süreci başlatacaklarını açıkladı.
Açıklamada, söz konusu kaydın zamanlamasına da dikkat çekilerek, Türkiye Cumhuriyeti ziyaretinin hemen öncesinde servis edilmesinin tesadüf olmadığı ifade edildi. Üstel, bunun Anavatan Türkiye ile yürütülen güçlü ve stratejik ilişkileri gölgelemeyi amaçladığını savundu.
İddialara da net bir şekilde yanıt veren Üstel, “10 yıl önce de olsa, 30 yıl önce de olsa hayatımın hiçbir döneminde kirli bir pazarlığın, karanlık bir ilişkinin ya da şahsi menfaat temelli bir girişimin parçası olmadım, olmayacağım” ifadelerini kullandı. Kamu görevini her zaman şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde yürüttüğünü belirtti.
Üstel, söz konusu kaydı üreten, yayan veya organizasyona katkı sunan kişiler hakkında gerekli tüm hukuki adımların ivedilikle atılacağını, resmi suç duyurularının yapılacağını ve sürecin titizlikle takip edileceğini açıkladı. Polis teşkilatı ve yargıya güveninin tam olduğunu ifade eden Üstel, gerçeğin en kısa sürede ortaya çıkarılacağını söyledi.
Açıklamasının sonunda Üstel, saldırının yalnızca şahsına değil, milletin iradesine, devletin itibarına ve siyasetin saygınlığına yönelik olduğunu belirterek, “Biz görevimizin başındayız. Hukukun gereğini sonuna kadar takip edeceğiz. İtibar suikastlarıyla siyaset dizayn edilmesine asla izin vermeyeceğiz” dedi.






