Baykallı, “Hangi taraftan gelirse gelsin çözüm sürecine zarar verenlerin karşısında olacağız.” dedi.
TDP’den yapılan açıklamaya göre, Dış İlişkiler ve Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı, Kıbrıs sorununda son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin açıklama yaptı.
Kıbrıslı Rum yetkililerin, Cumhurbaşkanı Müsteşarı’nın ara bölgede düzenlediği bilgilendirme toplantısına yabancı diplomatların katılımını engellemeye çalışmasının yankıları sürerken, Girne’de düzenlenecek festivalin organizasyonunu üstlenecek Exit grubunun engellenmesine dikkat çeken Baykallı, yaşananları “Hristodulidis yönetiminin organize soğuk savaş taktikleri” olarak nitelendirdi.
Söz konusu girişimlerin iki toplum arasındaki güvensizliği artırdığını belirten Baykallı, aynı zamanda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ziyareti sonrasında oluşturulmaya çalışılan pozitif ortama da zarar verildiğini kaydetti.
Baykallı, “Diğer yandan iki liderin Salamis Harabeleri’nde birlikte tiyatro izlediği günlerden, Girne’de yapılacak festivalin organizasyonunu üstlenecek Exit grubunun Kıbrıslı Rum yetkililerin baskısıyla engellenmesine geldiğimiz bu süreci de doğru değerlendirmek gerekir.” ifadelerini kullandı.
Yaşananların yalnızca konser iptali üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Baykallı; Türkiye’de düzenlenen Uluslararası Coğrafya Olimpiyatları’na KKTC’nin davet edilmeden yalnızca Kıbrıslı Rum coğrafyacıların davet edilmesini, KKTC yasalarına güvenerek yatırım yapan yabancıların Avrupa’da karşı karşıya kaldığı hukuki süreçleri, Somali Meclis Başkanı’nın “Kıbrıs’ta ayrı bir varlık tanımıyoruz.” demeye zorlanmasını ve Türk Devletleri Teşkilatı üyelerinin KKTC’nin kınandığı BM kararlarını tanıyarak Güney Kıbrıs’ta temsilcilik açmasını aynı tablonun parçaları olarak sıraladı.
Geçmiş dönemde izlenen Kıbrıs politikasını da eleştiren Baykallı, Kıbrıslı Türklerin ayrı bir devlet olarak tanınacağı iddiasıyla diplomatik alanın Kıbrıs Rum tarafına teslim edildiğini savundu.
Baykallı, “Sayın Tatar’ın, Sayın Ertuğruloğlu’nun hayal dünyasının peşinde sürüklenenlerin şikâyet değil, bu toplumdan özür dilemeleri gerekir.” dedi.
TDP’nin Kıbrıs sorununa ilişkin yaklaşımına da değinen Baykallı, Kıbrıs sorununun öncelikle Kıbrıslı Türklerin 1960 anlaşmalarından kaynaklanan haklarına sahip çıkma mücadelesi olduğunu vurguladı.
Baykallı, bu yaklaşımın BM kararları ve yıllar içerisinde varılan uzlaşılar temelinde Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinin tüm ada için geçerli olması anlamına geldiğini belirterek, hedefin Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde ortak bir gelecek kurması olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı’nın “Biz süreç değil, çözüm istiyoruz.” yaklaşımını desteklemeye devam edeceklerini kaydeden Baykallı, “Hangi taraftan gelirse gelsin çözüm sürecine zarar verenlerin karşısında olacağız.” dedi.






