DÜNYA

Berlin: Lübnan, Hizbullah’a karşı durmalı ve İsrail’in güvenliğini sağlamalı

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Lübnan makamlarına ülkenin güneyinde devlet otoritesini yeniden tesis etme ve İsrail güçleriyle çatışmalarını sürdüren Hizbullah’a karşı harekete geçme çağrısında bulundu.

Abone Ol

Kudüs’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında konuşan Wadephul, daha önce İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik kara harekâtını desteklediğini açıklamıştı. Wadephul, ABD arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında varılan çerçeve anlaşmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, söz konusu adımı ‘tarihi’ bir girişim olarak nitelendirdi ve Almanya’nın desteğini yineledi.

İsrailli mevkidaşı Gideon Saar ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Wadephul, “Lübnan, otoritesini tesis etme ve Güney Lübnan’da Hizbullah’ın herhangi bir kontrolüne izin vermeme konusunda kararlılık göstermelidir” ifadesini kullandı.

Wadephul, Lübnan’ın özellikle İsrail’in Lübnan topraklarından kaynaklanabilecek herhangi bir tehditle karşı karşıya kalmamasını güvence altına alması gerektiğini söyledi.

Lübnan, Hizbullah’ın 2 Mart’ta İsrail’e roket saldırısı düzenlemesinin ardından savaşa dahil oldu. Hizbullah, saldırının 28 Şubat’ta İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarında İran Dini Lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine misilleme niteliği taşıdığını açıklamıştı.

Bunun üzerine İsrail, üç aydan uzun süren çatışmalar boyunca geniş çaplı hava saldırıları düzenledi, kara harekâtı başlattı ve defalarca tahliye uyarısı yayımladı. Lübnan makamlarına göre çatışmalarda yaklaşık 4 bin 300 kişi hayatını kaybetti, çoğu Güney Lübnan ve Beyrut’un güney banliyölerinden olmak üzere 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.

İsrail tarafında ise 38 asker ile bir sivil sözleşmeli personelin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Wadephul, ABD arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında yürütülen ve gelecek hafta Roma’da yeniden başlaması planlanan görüşmeleri memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Avrupa ve Almanya’nın bu diyaloğa destek vermeye hazır olduğunu söyledi.

Wadephul, “İsrail ile Lübnan arasında varılan anlaşma, Hizbullah’ın teröründen etkilenen sınırın her iki tarafındaki halk için umut ışığı niteliği taşıyor” dedi.

Lübnan ile İsrail arasında devam eden müzakerelerin ‘önemi yeterince takdir edilmeyen tarihi bir adım’ olduğunu ifade eden Wadephul, “Avrupalılar bu süreci destekleyebilirse, İsrail ve Lübnan Almanya’nın desteğine her zaman güvenebilir” diye konuştu.

Wadephul, işgal altında bulunan Batı Şeria’daki duruma da değinerek, Filistinlilerin siyasi ve ekonomik geleceklerine ilişkin bir perspektife ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Wadephul, İsrail’e, Filistin Yönetimi’nin mali çöküşünü önlemek amacıyla Ramallah yönetimine aktarmadığı vergi ve gümrük gelirlerini serbest bırakması çağrısında bulundu.

Filistin Yönetimi’nin reform ihtiyacı bulunduğunu belirten Wadephul, “Filistin Yönetimi kusursuz değil ve acil reformlara ihtiyaç duyuyor. Ancak Filistin Yönetimi’ni zayıflatmak İsrail’in güvenliğine hizmet etmez; aksine daha radikal unsurların doldurabileceği bir boşluk oluşturabilir” ifadelerini kullandı.

İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini sürdürmesinin barış umutlarını zedelediğini vurgulayan Wadephul, “Yerleşim inşasının devam etmesini büyük endişeyle izliyoruz” dedi.

Wadephul, Batı Şeria’nın bazı bölgelerinin fiilen ilhak edilmesinin uluslararası toplum tarafından kabul edilemeyeceğini belirterek, Almanya’nın böyle bir adımın hukuki dayanağı bulunduğuna inanmadığını söyledi.