ABD’li bilim insanları, insan sperminde daha önce bilinmeyen bir “biyolojik yaşlanma saati” keşfederek babanın yaşının çocukların sağlığını nasıl etkileyebileceğine dair yeni ipuçları elde etti.
Utah Üniversitesi Sağlık Merkezi’nden araştırmacıların yürüttüğü ve The EMBO Journal’da yayımlanan çalışmada, sperm içindeki RNA moleküllerinin yaşla birlikte düzenli şekilde değiştiği ortaya kondu.
Daha önce yapılan çalışmalar, ileri yaştaki babaların çocuklarında obezite ve ölü doğum gibi sağlık risklerinin biraz daha yüksek olduğunu göstermişti. Ancak bu risklerin çoğu sperm DNA’sındaki hasarla ilişkilendirilmişti.
Yeni araştırma ise spermde bulunan RNA’nın da önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor.
Araştırmacılar, daha önce tespit edilmesi zor olan kısa ve kimyasal olarak modifiye RNA’ları incelemek için PANDORA-seq adlı yeni bir dizileme yöntemi geliştirdi. Bu teknikle fare ve insan spermleri incelendiğinde, yaş ilerledikçe spermdeki RNA’larda kademeli bir değişim olduğu ve orta yaş civarında ani bir yaşlanma yaşandığı görüldü.
Araştırma, yaşlı spermlerden alınan RNA’ların embriyonik kök hücrelere aktarıldığında metabolizma ve nörodejeneratif hastalıklarla bağlantılı genlerde değişikliklere yol açtığını gösterdi. Bu da spermdeki yaşa bağlı RNA değişimlerinin embriyo gelişimini etkileyebileceğini ve ileride sağlık risklerine katkıda bulunabileceğini düşündürüyor.
Araştırmacılar, bu keşfin gelecekte erkek doğurganlığına yönelik yeni testler ve tedavilerin geliştirilmesine yol açabileceğini belirtiyor. Ayrıca sperm RNA’sını değiştiren enzimlerin tespit edilmesiyle bu “yaşlanma saatinin” yavaşlatılmasının mümkün olabileceği değerlendiriliyor.