BBC’nin aktardığına göre yeni türe Foskeia pelendonum adı verildi.
Yaklaşık 125 milyon yıl önce dünyada yaşadığına inanılan bu canlı, ornithopod adı verilen soyu tükenmiş bir otçul dinozor grubuna ait.
Araştırmalar, boyutuna rağmen dinozorun beklenmedik şekilde gelişmiş bir kafatasına sahip olduğunu ortaya koydu.
İspanya'daki La Laguna Üniversitesi'nden paleontolog Penélope Cruzado-Caballero, "Anatomik yapısı, evrim ağacını değiştirebilecek türden tuhaf bir yapıya sahip" dedi.
Arjantin'deki Río Negro Ulusal Üniversitesi'nden paleontolog Paul-Emile Dieudonné liderliğindeki uluslararası bir ekibin 2013'ten beri üzerinde çalıştığı araştırmaya göre, bulunan fosiller en az beş farklı bireye ait.
Dieudonné BBC'ye verdiği demeçte, "Bence bu keşfin en ilginç yanı, hâlâ bulunacak çok sayıda fosil materyali olduğunu ve bunların çoğunun küçük boyutlu dinozorlara ait olacağını göstermesi" dedi.
"Küçük boyutlu dinozorlar, daha önce düşündüğümüzden çok daha çeşitliydi ve bildiğimiz grupların çoğunun zamanla büyüyen küçük boyutlu dinozorlardan türemiş olması mümkün" diye ekledi.
Ancak Dieudonné'nin belirttiğine göre, daha küçük dinozorlara ait kalıntılar daha kırılgan ve bulunması daha zor.
"Ne yazık ki, küçük parçalar çok daha fazla ufalanıyor... Bazı küçük kemik parçacıkları daha kolay kayboluyor" diye ekledi.
Çalışmanın ortak yazarlarından biri olan Belçika'daki Vrije Universiteit Brussel'den paleontolog Koen Stein'e göre, bu dinozor alışılmadık derecede küçüktü.
Boyunun yaklaşık 25 ila 30 cm olduğu, bunun da bir tavuk büyüklüğüne denk geldiği tahmin ediliyor.
Stein, BBC'ye verdiği demeçte, bugüne kadar bulunanlar göz önüne alındığında, "bunun Avrupa kıtasındaki en küçük dinozorlardan biri, hatta belki de en küçüğü olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ve belki de dünya çapındaki en küçük dinozorlardan biri olmaya aday olabilir" dedi.
Fosillerin küçük boyutu, dinozorların genç bireyler olabileceğini düşündürebilir.
Ancak daha detaylı bir inceleme bunun aksini gösterdi.
Stein, en az birinin yetişkin olduğunu belirterek, gençken muhtemelen dört ayak üzerinde yürüdüklerini, yetişkin olduklarında ise iki ayak üzerinde yürümeye daha yatkın hale geldiklerini sözlerine ekledi.
Foskeia, ornithopodlar içinde bir grup olan rhabdodonların bilinen en eski örneği.
Dieudonné, Rhabdodonların "muhtemelen en başından beri çok küçük olduklarını" ve bunun da "avcılardan kurtulmalarını sağladığını" açıkladı.
"Küçük boyut uzun mesafe koşusu için uygun değil, daha ziyade hızlıca saklanacak bir yer bulmak için ideal" diye ekledi.
Fosillerin çoğu 1998'de bulundu, aynı bölgeden sonraki yıllarda da birkaç fosil daha çıkarıldı. Ancak bunların tespit edilmesi yıllar sürdü.
Bu alanı ilk keşfeden ve kalıntıların çoğunu toplayan kişi, çalışmanın ortak yazarlarından biri olan ve İspanya'nın kuzeyindeki Salas de los Infantes'deki Dinozor Müzesi'nden Fidel Torcida Fernández-Baldor'du.
Torcida Fernández-Baldor, "Başından beri bu kemiklerin son derece küçük boyutları nedeniyle olağanüstü olduğunu biliyorduk" demişti.
Araştırmacılar, Foskeia'yı ('Fos' kelimesi eski Yunanca'da ışık anlamına gelen kelimeden türetilmiştir) bulmanın, ornithopod dinozorların nasıl evrimleştiğini anlamak açısından önemli olduğunu söylüyor.
Arjantin'deki Universidad Nacional de Córdoba'dan ortak yazar paleontolog Marcos Becerra, "Minyatürleştirme, evrimsel basitlik anlamına gelmiyor" dedi.
Dieudonné'nin belirttiğine göre, Foskeia'nın dişlerinin dizilimi de kendine özgüydü; ön dişleri "ortada devasa bir üç dişli mızrak gibi" öne doğru uzanıyordu.
Stein, hayvanın "biraz tuhaf" dişlerinin yanı sıra "ilginç bir kafatası morfolojisine" de sahip olduğunu belirterek, "Bu, evrimin yaptığı deneylerin bir başka örneğini gösteriyor" diye ekledi.