Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ceyhun Birinci, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı “Sağlıkta Kaos Devam Ediyor” başlıklı konuşmada, hükümeti sert sözlerle eleştirdi.
Ülkede yaşanan sorunların yalnızca sağlık alanıyla sınırlı olmadığını dile getiren Birinci, genel bir yönetim krizi bulunduğunu savundu. Hükümetin halkla yüzleşmekten kaçındığını ileri süren Birinci, son dört yılda rüşvet, yolsuzluk, sahte diploma skandalları ve adaletsizliklerin yaşandığını, bazı bürokratların da bu süreçte tutuklandığını iddia etti.
Hükümetin aldığı kararların halkın yararına olmadığını öne süren Birinci, “Nerede yaşıyorsunuz anlamak zor. Her aldığınız karar halkımıza zarar vermektedir” ifadelerini kullandı. Sağlık alanında somut bir iyileşme görülmediğini savunan Birinci, mevcut sorunların giderek derinleştiğini söyledi.
Depreme dayanıksız hastane binalarında sağlık çalışanlarının risk altında görev yaptığını belirten Birinci, yoğun bakım yataklarının yetersiz olduğunu ve hasta bakıcı eksikliğinin devam ettiğini dile getirdi. Birinci, bu alanda kontrolsüz bir yapı oluştuğunu da iddia etti.
Sağlık hizmetlerinde kalite için gerekli koşulların sağlanamadığını ifade eden Birinci, koruyucu hekimliğe yeterli önem verilmediğini, poliklinik hizmetlerinin yetersiz olduğunu ve sağlık alanında planlama eksikliği bulunduğunu kaydetti. Yatırım yapılmaması nedeniyle sorunların büyüdüğünü belirten Birinci, tıbbi ekipman konusunda da geri kalındığını ve uzman hekim eksikliğinin sürdüğünü söyledi.
İlaç temininde yaşanan sıkıntıların çözülemediğini ve randevu sisteminde iyileştirme yapılamadığını ifade eden Birinci, hekimlerin hedef gösterilmesine de tepki gösterdi. Sağlık sisteminin hekimlerle çatışılarak yönetilemeyeceğini vurguladı.
Sağlık Dairesi Yasası’nın komiteden geçtiğini ve Genel Kurul gündemine geleceğini belirten Birinci, yasa tasarısının yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Tasarıyla ülkede tıpta uzmanlık belgesi verilmesinin önünün açıldığını dile getiren Birinci, bu belgenin uluslararası geçerliliğinin olmayacağını savundu.
Birinci, söz konusu düzenlemeyle belli çevrelere çıkar sağlanmak istendiğini iddia ederek, halk sağlığının riske atıldığını ileri sürdü.