VDR cihazının iki farklı bağlantısının bulunduğu ancak her iki bağlantının da kapatıldığı belirtildi. Facia öncesindeki kayıtlarda ise “Bu gemi bu sezonu çıkarmaz”, “Gemide arızalar var” ve “Şirket gemiyi satacak” şeklindeki konuşmaların yer aldığı mahkemeye aktarıldı. Dokuz zanlının tutukluluk süresi 7 gün daha uzatıldı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne açıklarında meydana gelen Filo Jet gemi faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, geminin teknik durumu, geçmişte yaşanan arızalar ve kaza öncesinde VDR cihazının devre dışı kalmasına ilişkin dikkat çekici ayrıntılar mahkemeye taşındı.

Soruşturma kapsamında geminin direktörü Ali Özdilger, 1. Kaptan Mustafa Öz, 2. Kaptan Merve Nur Seraslan, Baş Makinist Zeki Öz, 2. Makinist Metin Gül ile mürettebat üyeleri Serkan Erol, Quadir Quliyer, Vale Huvucadar ve Rashat İbrahimov yeniden mahkemeye çıkarıldı.

Mahkemede soruşturmaya ilişkin bulguları aktaran tahkikat polisi, geminin seyir ve ses kayıtlarını tutan VDR cihazının kaza anına ilişkin kayıtlarının bulunmadığını belirtti. Polis, cihazın 28 Ağustos tarihinde kapatıldığının tespit edildiğini, cihazdan elde edilen önceki ses kayıtlarında ise geminin teknik sorunlarına ilişkin dikkat çekici konuşmaların bulunduğunu mahkemeye aktardı.

Özellikle VDR cihazının kapatılmasından hemen önce duyulan ayak sesleri ve cihazın iki ayrı bağlantısının da kesilmiş olması, soruşturmanın en önemli başlıklarından biri olarak öne çıktı.

VDR CİHAZINDAN ÖNCE AYAK SESLERİ GELDİ, ARDINDAN KAYITLAR KESİLDİ

Mahkemede şahadet veren tahkikat polisi, geminin kara kutusu olarak bilinen VDR cihazı üzerinde yapılan incelemelere ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Polis, cihazdan elde edilen ses kayıtlarının incelenmesi sonucunda, 28 Ağustos tarihinde ayak seslerinin duyulduğunu ve bu seslerin ardından VDR cihazının kapatıldığını aktardı.

Tahkikat polisi ayrıca VDR cihazının iki farklı bağlantı üzerinden çalıştığını, ancak yapılan incelemelerde her iki bağlantının da kapatıldığının belirlendiğini mahkemeye bildirdi.

Bu nedenle 30 Ağustos’ta meydana gelen facianın yaşandığı ana ilişkin ses kayıtlarının cihazda bulunmadığı ifade edildi.

VDR cihazının hangi nedenle kapatıldığı, iki ayrı bağlantının nasıl devre dışı bırakıldığı ve kapatma işleminin kim tarafından gerçekleştirildiği soruşturma kapsamında araştırılıyor.

Mahkemede aktarılan bilgilere göre, VDR cihazının çalışmaması durumunda kaptan köşküne uyarı verilmesi gerekiyor. Buna karşın cihazın kapatılmasının ardından herhangi bir uyarının dikkate alınıp alınmadığı ve geminin bu şekilde sefere devam etmesinin nedenleri de soruşturmanın önemli konuları arasında yer alıyor.

“BU GEMİ BU SEZONU ÇIKARMAZ”

VDR cihazından elde edilen önceki ses kayıtlarında, geminin teknik durumuna ilişkin dikkat çekici konuşmaların bulunduğu da mahkemeye aktarıldı.

Tahkikat polisinin mahkemede verdiği bilgilere göre, kayıtlarda şu ifadeler yer aldı:

“Bu gemi bu sezonu çıkarmaz.”

“Gemide arızalar var.”

“Şirket gemiyi satacak.”

Süt bedelleri ödendi
Süt bedelleri ödendi
İçeriği Görüntüle

Faciadan önce yapılan bu konuşmalar, geminin teknik durumuna ilişkin sorunların önceden bilinip bilinmediği ve söz konusu sorunlara rağmen seferlere devam edilip edilmediği sorularını gündeme getirdi.

Kayıtlardaki konuşmaların hangi tarihlerde gerçekleştiği, kimler arasında geçtiği ve ifadelerin hangi koşullarda kullanıldığına yönelik incelemelerin sürdüğü belirtildi.

Özellikle geminin sezonu tamamlayamayacağına ilişkin konuşmalar ile arızalardan söz edilmesi, geminin sefer öncesindeki teknik yeterliliğinin soruşturulması açısından önem taşıyor.

GEMİDEKİ KAPAK VE KAPILARIN AÇIK OLDUĞU İDDİASI

Mahkemede, geminin batışına neden olan koşullar ve su alma sürecine ilişkin ifadeler de gündeme geldi.

Tahkikat polisinin aktardığı bilgilere göre, 2. Makinist Metin Gül ile mürettebat üyesi Vale Huvucadar, gemide bulunan kapak ve kapıların açık olmasına ilişkin ifade verdi.

Kapak ve kapıların açık olmasının, geminin su almasını hızlandırdığı ve kısa sürede batmasına neden olduğu yönündeki değerlendirmeler mahkemeye aktarıldı.

Soruşturma kapsamında, gemideki su geçirmez kapıların ve diğer kapakların kaza sırasında hangi konumda bulunduğu, bunların kapalı tutulup tutulmadığı ve açık olmalarının batış üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanıyor.

Geminin su almaya başlamasının ardından mürettebat tarafından hangi müdahalelerin gerçekleştirildiği ve gerekli güvenlik tedbirlerinin uygulanıp uygulanmadığı da araştırılıyor.

GEMİDEKİ TAMİRATLAR VE ŞİRKETİN SORUMLULUĞU

Mahkemede geminin daha önce geçirdiği tamiratlar ve bu işlemlerden kimlerin haberdar olduğu da ele alındı.

Mahkemeye aktarılan beyanlara göre, geminin direktörü Ali Özdilger, tamirat için gerekli malzemelerin şirket tarafından satın alındığını söyledi.

Ancak Özdilger’in, söz konusu tamiratın gerçekleştirildiğinden haberdar olmadığını ve bu nedenle kendisinin sorumlu tutulamayacağını savunduğu kaydedildi.

Bu beyan, gemideki teknik arızaların giderilmesi sürecinde şirket yönetiminin bilgi ve sorumluluğunun hangi düzeyde olduğu sorusunu gündeme getirdi.

Soruşturma kapsamında, gemide gerçekleştirilen tamiratların hangi tarihlerde yapıldığı, bu işlemlerin kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği ve ilgili kurumlara gerekli bildirimlerin yapılıp yapılmadığı araştırılıyor.

KAPTAN KÖŞKÜNDEKİ KONUŞMALAR VE JENERATÖR ARIZASI İNCELENİYOR

Tahkikat polisi, geminin kaptan köşkünde bulunan VDR cihazından elde edilen önceki ses kayıtlarının ayrıntılı şekilde incelendiğini de mahkemeye aktardı.

Kayıtlarda geminin teknik durumunun yanı sıra jeneratör arızasına ilişkin konuşmaların da bulunduğu belirtildi.

Bazı konuşmalar sırasında kaptan köşkünde birden fazla kişinin bulunduğuna ilişkin bilgilerin tespit edildiği, bu kişilerin kimliklerinin belirlenmesine yönelik incelemelerin sürdüğü kaydedildi.

VDR cihazının kaptan köşkünde bulunması nedeniyle, cihazın kapatıldığı sırada köşkte kimlerin bulunduğu ve kayıtlara yansıyan ayak seslerinin kime ait olabileceği de araştırılması gereken konular arasında bulunuyor.

Öte yandan cihazın iki ayrı bağlantısının kapatılmasına ilişkin teknik incelemelerin, kayıtların neden kesildiğinin aydınlatılması açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.

LİMAN BAŞKANLIĞI VE KLAS KURULUŞUNUN SORUMLULUĞU

Mahkemede geminin teknik kontrolleri, tamirat süreçleri ve ilgili kurumların sorumlulukları da gündeme geldi.

Tahkikat polisinin aktardığı bilgiler kapsamında, gemide gerçekleştirilen tamiratlar ve teknik sorunlarla ilgili olarak Liman Başkanlığının ilgili klas kuruluşuna bildirimde bulunması gerektiğine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Gemideki arızaların ilgili kurumlara bildirilip bildirilmediği, yapılan tamiratların gerekli denetimlerden geçirilip geçirilmediği ve geminin sefere çıkmasına ilişkin güvenlik prosedürlerinin uygulanıp uygulanmadığı soruşturma kapsamında inceleniyor.

Bu çerçevede, geminin teknik durumundan haberdar olan kişilerin ve ilgili kuruluşların sorumluluklarının belirlenmesi hedefleniyor.

27 KİŞİNİN NAAŞINA ULAŞILDI, 1 KİŞİ HÂLÂ ARANIYOR

Girne açıklarında 30 Ağustos tarihinde meydana gelen Filo Jet faciasının ardından başlatılan arama çalışmalarında bugüne kadar 27 kişinin naaşına ulaşıldı.

Faciada kaybolan son bir kişiye ulaşılması amacıyla denizde yürütülen arama çalışmaları devam ediyor.

Facianın ardından başlatılan adli soruşturmada ise geminin teknik durumu, geçmişte meydana gelen arızalar, yapılan tamiratlar, güvenlik tedbirleri ve mürettebatın sorumlulukları araştırılıyor.

DOKUZ ZANLIYA 7 GÜN DAHA TUTUKLULUK

Filo Jet faciasına ilişkin soruşturma kapsamında dokuz zanlı yeniden mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede soruşturmanın devam ettiğini belirten tahkikat polisi, alınması gereken ifadeler ve incelenmesi gereken teknik bulgular bulunduğunu aktararak zanlıların tutukluluk sürelerinin uzatılmasını talep etti.

Mahkeme, polis tarafından aktarılan soruşturma bulgularını ve ek tutukluluk talebini değerlendirerek dokuz zanlının 7 gün daha tutuklu kalmasına karar verdi.

Soruşturma, VDR cihazının kaza öncesinde devre dışı kalması, cihazın iki ayrı bağlantısının kapatılması, gemide önceden bilinen teknik sorunlar bulunup bulunmadığı ve facianın meydana gelmesinde olası ihmallerin rolü üzerinde yoğunlaşıyor.