Bir zamanlar bu cümle, kalbimizin en hızlı attığı andı.
Arife günü bitmek bilmezdi…
Gözümüz saatte değil, gecedeydi.
Yeni alınan kıyafetler defalarca çıkarılıp bakılır,
Ayakkabılar yastığın yanında uyurdu sanki.
Uykuya direnirdik…
Çünkü ne kadar erken uyursak,
bayram o kadar çabuk gelecekti diye inanırdık.
Sabah olunca ev başka kokardı;
şeker, tatlı, kahve… ama en çok da mutluluk kokardı.
Kapılar çalınır, gülüşler yayılır,
eller öpülürken gözler parıldardı.
Ve biz…
en zengin bizdik o gün.
Cebimizdeki harçlıktan değil,
içimizdeki sevinçten.
Şimdi…
aynı cümleyi kuruyoruz belki:
“Bugün arife, yarın bayram…”
Ama bir şey eksik.
Ne kıyafetler o kadar heyecan veriyor,
ne de sabahlar o kadar erken doğuyor sanki.
Çünkü biz büyüdük…
Ama o çocuk hala daha bir yerlerde bekliyor;
arife gecesinde,
uyumamak için direnen kalbimizin içinde.
Herkese Mutlu Bayramlar…🍬