“Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması” vesilesiyle bir aradayız. 8’inci filmle vizyonda olmak nasıl bir his?
- Şevket Çoruh: Ben alışığım böyle şeylere. (Gülüyor)
- Didem Balçın: Kendisi ilk filmde söylemişti, “Benim oynadığım işler uzun sürer” demişti. Biz hepimiz gülmüştük.
- Şevket Çoruh: Evet. 7 film büyük ilgi gördü. Şimdi bu filmdeki ilgiye göre 9’uncu, hatta 10’uncu film de gelebilir. Seriye bağladık.
Sizdeki tılsım nedir Şevket Bey? Tüm işleriniz uzun soluklu oluyor.
- Şevket Çoruh: Çok iyi bir ekibin 2010 senesinde yan yana gelmesiyle oluşan bir şey bu. O dönem korsan CD’lerden de film seyrediliyordu. Biz ilk filmin ilgi görmediğini düşünüyorduk ama film birden korsanda patladı. Sinema dışındaki camialarda inanılmaz bir seyirciye ulaştı. İkinci filmde bunun karşılığını gördük zaten. 2010’dan bu yana inanılmaz bir serüven...
8 filmi olan bir işin dizisi neden olmasın? Hiç konuştunuz mu bunu?
- Şevket Çoruh: İyi ki olmadı bence. “Çakallar” serisi yalnızca sinemalarda yer aldı. Böyle devam etmesi, fabrika ayarlarında olması bizim için önemli. Televizyona bulaşmaması, sinemalar için yapılan bir iş olması, sinemaların şu an bulunduğu durumda heyecan verici.
- Didem Balçın: Dizi olsa ve her hafta yayınlansa enerjisi giderdi. Bu kadar heyecan verici olmazdı.
ALMAN POLİSLER YERE YATIRIP KELEPÇE TAKTI
Bu film için Almanya’da çekim yaptınız. Nasıldı Almanya maceranız?
- Şevket Çoruh: Tamamını değil, filmin yarısını Almanya’da çektik.
- Didem Balçın: Çok güzeldi.
- Şevket Çoruh: Evet, evet. Eğlenceliydi. Bir kaçma kovalamaca sahnemiz vardı. Bizi silahlı adamlar kovalayacak. Biz tabii Almanya’yı Türkiye zannettiğimiz için, “Arka Sokaklar” dizisindeki gibi çekmeye başladık. O kovalamaca sahnesinde gerçek polisler bizi “Ne yapıyorsunuz lan burada?” diye bayağı yere yatırıp, kelepçeler takıp yakaladı.
- Didem Balçın: Ben kaçtım!
- Şevket Çoruh: Bir grup parka saklandı. Onlardan biri de benim. Ama diğer ekip bayağı yakalandı yani.
- Didem Balçın: Biz bankta oturmuş sahne sıramızı bekliyorduk. Polis arabasının ışığını görünce hiç çaktırmadan parkın içine doğru yürümeye başladık. Sonra kelepçelenenler, yere yatırılanlar... (Gülüyor)
Sonra nasıl ikna oldu polis?
- Şevket Çoruh: Ya işte film çekimi olduğunu anlattık. Orada bu tip sahneleri çekmek için ekstra izin almak gerekiyormuş. O prosedür uygulanmadığı ve çevreden de şikâyetler olduğu için haklı olarak “Ne oluyor burada?” demişler.





