Avrupa Parlamentosu eski milletvekili ve emekli Büyükelçi Ozan Ceyhun, Kıbrıs Türk Haber TV’de yayınlanan, Kıbrıs Türk Haber Genel Yayın Yönetmeni Alihan Pehlivan’ın sunduğu Ankara-Lefkoşa Hattı programında konuştu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’nin açıklamalarına yönelik değerlendirmelerde bulunan Ceyhun, Başçeri’yi uzun yıllardır tanıdığını ve Kıbrıs konusundaki bilgi ve tecrübesine güvendiğini söyledi.
Ceyhun, Başçeri’nin daha önce de KKTC’de görev yaptığını hatırlatarak, “Ali Murat Başçeri, büyükelçi olmadan önce de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, Lefkoşa Büyükelçiliği’nde önemli görevler yapmış ve gerçekten Kıbrıs gerçeğini çok iyi bilen, Kıbrıslı Türkleri ve Kuzey Kıbrıs’ı çok iyi tanıyan bir isimdir” ifadelerini kullandı.
“BAŞKA BİR ÜLKEDE OLSA KİMSE HEYECANLANMAZDI”
KKTC’de Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilerinin açıklamalarına yönelik farklı bir hassasiyet bulunduğunu savunan Ceyhun, benzer açıklamaların başka ülkelerde yapılması halinde aynı ölçüde tepki oluşmayacağını söyledi.
Ceyhun, “Ali Murat Başçeri Viyana’da büyükelçi olsaydı ve son dört yılda Avusturya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin çok iyi gittiğini, başarılı icraatlar yapıldığını söyleseydi kimse heyecanlanmazdı. Paris’te, Londra’da ya da Berlin’de de benzer açıklamalar yapılsa muhalefet partileri bundan dolayı tepki göstermezdi” dedi.
Başçeri’nin görev yaptığı dönemde gerçekleştirilen çalışmaları anlatmasının doğal olduğunu ifade eden Ceyhun, bunun hükümet reklamı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“BÜYÜKELÇİNİN KENDİ GÖREV SÜRESİNİ ANLATMASI DOĞAL”
Ceyhun, “Sayın Büyükelçi elbette pratiğinden bahsedecek, görev yaptığı süreye yönelik açıklamalarda bulunacak. Bu onun en doğal hakkıdır” diyerek, Başçeri’nin açıklamalarını kendi görev döneminin bir değerlendirmesi olarak gördüğünü belirtti.
Ceyhun, “Eğer Büyükelçimizin döneminde muhatabı olan hükümetle çok iyi bir icraat dönemi geçtiyse bunu da söyleyecek. Bu bir hükümet reklamı yapmak değil. Büyükelçinin kendi görev süresinde, sorumluluk taşıdığı dönemde gündeme gelen icraatları açıklamasıdır. Hatta bir anlamda hesabını vermesidir” ifadelerini kullandı.
“NE MUTLU BİZE Kİ GÜZEL İŞLER YAPILMIŞ”
Son dört yılda başarılı çalışmalar gerçekleştirilmiş olmasının KKTC açısından olumlu değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Ceyhun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ne mutlu bize ki her şey yolunda gitmiş. Ne mutlu bize ki son dört yılda güzel işler başarılmış. Bunlar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için güzel işler yapılmış demektir. KKTC’de yaşayan insanlar için güzel işler yapılmış. Büyükelçimiz de bunu dile getirmiş.”
Başçeri’nin görev süresindeki çalışmalarda kendi katkısının bulunduğu konuları dile getirmesinin son derece normal olduğunu söyleyen Ceyhun, açıklamaların seçim süreciyle ilişkilendirilmesine de karşı çıktı.
“SEÇİMLERLE HİÇBİR İLİŞKİSİ YOK”
Ceyhun, “Bence seçimlerle hiçbir ilişkisi yok. Seçimler olsun veya olmasın bir büyükelçinin görev yıllarına yönelik açıklama yapmasında bu derece heyecanlanmaya, bu derece tepki vermeye gerek yok” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi’nin KKTC’nin tamamına yönelik görev yaptığını belirten Ceyhun, Başçeri’nin muhalefet partileriyle de iyi ilişkiler kurduğundan emin olduğunu ifade etti.
Ceyhun, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyükelçisi tüm KKTC için orada. Ben eminim ki muhalefet partileriyle ilişkileri de oldukça başarılı ve güzeldir. Çünkü kendisini bizzat tanıyorum. Hiç kimseyi dışlamayacağından eminim” şeklinde konuştu.
“KIBRIS’TAKİ DENGELERİ EN İYİ BİLEN İSİMLERDEN”
Başçeri’ye ilişkin kişisel değerlendirmelerde de bulunan Ceyhun, onun Kıbrıs’taki siyasi ve toplumsal dengeleri yakından bilen deneyimli bir diplomat olduğunu söyledi.
Ceyhun, “Kıbrıs’taki dengeleri en iyi bilen ve en hassas şekilde davranacak büyükelçilerden biridir. En ufak şüphem olmayan bir meslektaşımdır. Kendisini çok takdir ederim” dedi.
Başçeri ile geçmişte Büyükelçiler Konferanslarında da bir araya geldiklerini anlatan Ceyhun, “Ben Viyana Büyükelçisiyken Ankara’daki Büyükelçiler Konferanslarında bir araya gelirdik. Dertleştiğimiz, sohbet ettiğimiz anlar da olmuştur. Tekrar Lefkoşa’ya döndüğünde en çok sevinenlerden biri olduğumu özellikle belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.




