Daha Dün BRT’de Sözün Özü Programında Bu Kovboylardan Bahsettik !

Abone Ol

Programda Konuşmamızın Üzerinden Bir Gün Bile Geçmeden, ABD Delta Force Gücü Venezüela Başkanı Maduro’yu Paketleyip Ülkesinden Kaçırdı !

Bu muhteşem güzellikteki ülke de maalesef çok yakında aynen Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Afganistan’da, Filistin’de, Afrika’nın birçok ülkesinde olduğu gibi iç karışıklık yaşayacak…

Avrupa Birliğinin İkiyüzlülüğü, Birleşmiş Milletlerin Fonksiyonsuzluğu Gün Gibi Aşikar,

Devletimize, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine ve Türkiye’ye Dört Elle Sarılalım…

Venezuela’da yaşananlar, Birleşmiş Milletlerin uzun süredir içinde bulunduğu açmazı bir kez daha ortaya koymaktadır.

BM, büyük güçlerin çıkarlarının çatıştığı her başlıkta olduğu gibi bu krizde de belirleyici bir rol oynayamamış, süreci yönlendirmek yerine gelişmeleri sadece izlemekle yetinmiştir.

Güvenlik Konseyinin veto mekanizması, uluslararası hukuku koruyan bir güvence olmaktan çıkmış, sistemi kilitleyen bir araca dönüşmüştür.

BM, hukuku uygulayan değil, ihlaller karşısında açıklama yapan bir yapıya indirgenmiştir.

Avrupa Birliğinin tutumu ise bu fonksiyonsuzluğu tamamlayan niteliktedir.

Bakınız, AB, Venezuela konusunda “uluslararası hukuk” ve “BM Şartı” vurgusu yaparken, aynı hukukun başka coğrafyalarda açık biçimde ihlal edilmesine sessiz kalmayı tercih etmektedir.

Bunlardan biriside Kıbrıs’tır.

Özellikle ABD ve yakın müttefiklerinin dahil olduğu askeri ve siyasi müdahalelerde küresel ölçekteki sessizlik dikkat çekicidir.

Dut Yemiş Bülbüller Sürüsü…

Bu tablo, AB’nin hukuku evrensel bir ilke olarak değil, çıkarına uygun olduğu ölçüde hatırlanan bir söylem olarak gördüğünü göstermektedir.

Avrupa Birliği, bir yandan uluslararası normlardan söz ederken, diğer yandan bu normların ihlal edildiği durumlarda açık bir tavır almaktan kaçınmaktadır.

Bu çifte yaklaşım, AB’nin kendisini “hukuk ve değerler birliği” olarak sunma iddiasını ciddi biçimde aşındırmaktadır.

Her fırsatta dile getiriyorum, haklının değil güçlünün hukuku var !

Hukuk, güçlülere karşı uygulanmadığında evrensel olmaktan çıkar, yalnızca zayıflar için geçerli bir baskı aracına dönüşür.

Venezuela krizi, ne ilk ne de son örnektir ve bu olay, Birleşmiş Milletlerin etkisizliğini ve Avrupa Birliğinin seçici hassasiyetini bir kez daha görünür kılmıştır.

Uluslararası sistem, kuralların değil güç dengelerinin belirleyici olduğu bir düzene evrilmiştir, hukuk ise bu düzenin sahte meşruiyet perdesi haline gelmiştir.