TÜRKİYE

DEM Parti: Öcalan SDG'yi kastetmedi! İmralı'nın çağrısı herkesi bağlamaz

MHP Lideri Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan süreçte Öcalan terör örgütünün tüm unsurlarıyla birlikte kendisini feshedip silah bırakmasını istemişti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan ise İmralı’dan yapılan açıklamanın PKK’nın Suriye uzantısını kapsamadığını ileri sürdü.

Abone Ol

Bahçeli’nin çağrısının ardından Öcalan 27 Şubat 2025’te örgüte seslenerek ‘Tüm grupların silah bırakmasını ve kendilerini feshetmesini’ söyledi. Hem Bahçeli hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan 27 Şubat çağrısının örgütün yurt dışındaki uzantılarını da kapsadığına işaret ederek PKK’nın Suriye kolunun bir an önce silah bırakmasını istedi. Ancak Şam ordusuna katılmayı taahhüt ederek 10 Mart Mutabakatını imzalayan SDG süre dolmasına rağmen Suriye ordusuna katılmadı. Halep’teki saldırısı sürecin kırılma noktası oldu.

“ÖCALAN’IN ÇAĞRISINDA SDG YOKTU”

MHP lideri, Halep saldırısı sonrası SDG’ye yüklenmiş, “Yanlış üstüne yanlış yaptılar. YPG’nin akıbeti de PKK ile aynı olmalıdır. 10 Mart Mutabakatının zamanı dolsa da müzakerelerle İmralı’nın da çağrısı olan entegrasyon süreci tamamlanmalıdır” dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise İmralı’nın çağrısının SDG’yi kapsamadığını iddia etti. “Bizim Öcalan ile yaptığımız görüşmelerde bu çağrının dünyanın her yerindeki Kürtleri ya da SDG’yi kapsadığına dair bir ifade yok. PKK ile SDG’yi birebir aynı göstermek doğru değil” dedi.

ÖCALAN’IN ÇAĞRISI SDG’Yİ KAPSAMAZ

Terör örgütü PKK lideri Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı ‘silah bırakma ve fesih’ çağrısının SDG’yi de kapsadığına dair tartışmalar Halep krizi sonrası alevlenirken DEM Pati’den dikkat çeken bir çıkış geldi. Çağrının SDG’yi kapsamadığını söyleyen Eş Genel Başkanı Bakırhan ‘İmralı’dan yapılan açıklama dünyadaki tüm Kürtleri ilgilendirmez’ dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, geçtiğimiz hafta Suriye’de Şam yönetimi ile SDG arasında yaşanan gerilime ve Türkiye’de ilerletilen barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Halep’te yaşananların Suriye yönetimi ve Suriye’deki Kürtlerin meselesi olduğunu belirten Bakırhan, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının SDG’yi kapsamadığını söyledi. Sözcü TV’nin ‘Liderler Özel’ programına katılan Bakırhan, SDG’nin Suriye menşeli bir örgüt olduğunu vurguladı. “Halep, Suriye’nin bir kentidir. Farklı inançların, kimliklerin yüzyıllardır birlikte yaşadığı, çok stratejik, çok önemli bir kenttir. Ancak SDG, Suriyeli bir örgüttür. Suriye menşelidir” dedi.

FİDAN SURİYE BAKANI GİBİ KONUŞUYOR

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yaptığı açıklamaları da eleştiren Bakırhan, Şara Hükümeti şu anda Suriye’de yönetimdedir. Şara konuşsa anlarsınız. Mazlum Abdi konuşursa dersiniz ki SDG’nin yöneticisidir, doğal. Ama yani Sayın Fidan’ın her seferinde Suriye’nin bir bakanı gibi konuşması gerçekten anlaşılır değildir” ifadelerini kullandı. Bakırhan ayrıca, Suriye’de çözümün sanıldığı kadar zor olmadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: “Suriye’deki bu mesele artık çözülsün. Çözüm çok kolay. Sayın Fidan’ın anlattığı gibi zor değil. Kimsenin yerinden edilmesine, göç etmesine gerek yok. Fidan, tehdit dilinden vazgeçmeli.”

ÇAĞRISI TÜM KÜRTLERİ İLGİLENDİRMİYOR

Türkiye’de yürütülen barış süreci kapsamında Öcalan’ın 27 Şubat’ta gerçekleştirdiği PKK’nın kendisini feshetmesi ve silahlarını bırakmasına yönelik çağrısının iddiaların aksine SDG’yi kapsamadığını söyleyen Bakırhan, çağrının tüm Kürtleri kapsayacağını düşünmek ‘akılsızlık’ olurdu dedi: “SDG’ye dair Öcalan tarafından herhangi bir şeyin söylenmediği ortada. Bu çağrının dünyadaki bütün Kürtleri ilgilendirdiği söylenebilir mi? Akılsızlıktır. Suriye başka bir egemen; başka bir ülke. Irak başka. Benim demek istediğim şudur: Yapılan 27 Şubat çağrısında bizim yaptığımız görüşmede, bu süreç bütün coğrafyadaki Kürtleri ilgilendiriyor diye bir şey çıkmadı.”

KANDİL’DEN TALİMAT ALDIĞI KANITLASIN

Bakırhan, SDG’nin Kandil’den talimat aldığı iddialarına ilişkin, “Eğer öyleyse kamuoyuyla da bunu paylaşsınlar, delillerini ortaya koysunlar da biz de görelim. Bu Kandil nasıl bir şeymiş böyle?” ifadeleriyle tepki gösterdi. “Öcalan adada değil mi? Niye devlet bizi bu kadar zorluyor? Bir devlet yetkilisi gider. Biz 27 Şubat çağrısını getirdik değil mi? Der ki; “Bu çağrı Suriye içindir.” Madem Öcalan söylemiş, biz de inkar ediyorsak. Madem devlet Öcalan’ın söylediğini biliyorsa niye aylardır biz bunu tartışıyoruz?” diye konuştu.

BU MESELEYE SURİYE DEVLETİ KARAR VERSİN

Şam yönetiminin SDG’nin silahlarını elinde tutmasını istediğini belirten Bakırhan, bu meselenin Suriye’ye ait bir mesele olduğunu ve oradaki öznelerin çözmesi gerektiğini söyledi ve ekledi: “Türkiye’ye ne SDG’den? Suriye’nin bir meselesi bu; buna Suriye Devleti karar vermeli. Türkiye neyin derdine düşmüş de silah bıraksın diyor? Şam’ın Şara’nın sorunu olmayan bir mesele niye bizim sorunumuz oluyor? SDG’den buraya bir tehdit yok. Kendini Selefi güçlere karşı korumaya çalışıyor.”

HENÜZ BURADA VERİLEN SÖZLER TUTULMAMIŞKEN

Türkiye’de yürütülen sürecin tıkanıp tıkanmadığına dair sorduğu soruya ilişkin de konuşan Bakırhan, sürecin tıkanmadığını ancak istenildiği düzeyde de ilerlemediğini söyledi. Öte yandan Bakırhan, sürece dair verilen sözlerin hala tutulmadığını sert sözlerle ifade etti. “Burada çözüm sürecini bir rayına koyalım. Hala insanlar inanmıyor, hala güvenmiyor. Hala adımlar atılmış değil. Silahı bırakanlar kendi kamplarına geri döndü. Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye, silah bırakanların gelip sosyal ve siyasal yaşama katılacağını söylüyordu. Ama ortada herhangi bir adım yok. Tek taraflı olarak ciddi ve tarihi adımlar atılmış durumda. Henüz burada verilen sözler yerine getirilmemişken, basit bir özel yasa çıkarılmamışken Suriye’yi merkeze almak, Suriye’deki SDG’yi merkeze almak gerçekçi değil.”