Ektam Kıbrıs Ltd., “Hiçbir somut hak kaybı ya da resmi şikâyet tarafımıza iletilmemişken, çözüm yolları tüketilmemişken ve yasal süreçler işletilmemişken doğrudan grev yoluna gidilmiş olması karşısında şaşkın, hayretler içerisinde ve üzgünüz” açıklaması yaptı.
Ektam Kıbrıs Ltd.’den yapılan açıklamada, şirket bünyesinde son günlerde başlatılan grev hakkında kamuoyunu doğru bilgilendirme zorunluluğu doğduğu ifade edildi.
Şirkete bugüne kadar çalışanlar tarafından iletilmiş herhangi bir ücret, izin veya sosyal hak şikâyeti bulunmadığı belirtilen açıklamada, “Ücretler eksiksiz ve zamanında ödenmiş, yasal haklar tam olarak kullandırılmıştır. İşyerimiz uzun yıllardır karşılıklı güven, saygı ve dayanışma temelinde bir ‘aile ortamı’ içerisinde faaliyet göstermektedir” denildi.
Buna rağmen söz konusu grevin, yürürlükte herhangi bir toplu iş sözleşmesi bulunmamasına, grev hakkını doğuran yasal bir toplu iş uyuşmazlığı sürecinin başlatılmamış olmasına ve bildirim aşamalarının işletilmemesine rağmen gerçekleştirildiği kaydedilen açıklamada, bu haliyle mevcut eylemin hukuka aykırı olduğu kanaatinde olunduğu belirtildi.
Açıklamada, “Hiçbir somut hak kaybı ya da resmi şikâyet tarafımıza iletilmemişken, çözüm yolları tüketilmemişken ve yasal süreçler işletilmemişken doğrudan grev yoluna gidilmiş olması karşısında şaşkın, hayretler içerisinde ve üzgünüz” ifadelerine yer verildi.
"MEVCUT DURUMDA ÇALIŞMA BARIŞININ ZEDELENDİĞİ AÇIKTIR"
“Grev anayasal bir haktır; ancak ‘çalışma barışını korumak’ adına her zaman ‘son çare’ olarak başvurulması gereken bir yöntemdir. Mevcut durumda çalışma barışının zedelendiği açıktır” denilen açıklamada, şöyle devam edildi:
“Şirketimiz uzun süredir azınlık hissedar tarafından açılan davalar ve genel kurul süreçlerinin engellenmesi nedeniyle hukuki mücadele vermektedir. Buna rağmen faaliyetlerimiz kesintisiz sürdürülmüş, çalışan hakları korunmuş ve tüm yükümlülükler yerine getirilmiştir.
Tam da şirketimizin davalarla mücadele ettiği bir dönemde, hiçbir somut şikâyet bulunmaksızın başlatılan bu grev; işletmeyi zarara uğratma sonucunu doğurabilecek niteliktedir ve bu durum son derece manidardır.”
Şirketin geleceği için genel kurulun yapılmasına katkı koyulması, kurumsal işleyişin önünün açılması ve kişisel yaklaşımların bir kenara bırakılması gerektiği kaydedilen açıklamada, “Bu süreçte şirket menfaatleri doğrultusunda birlikte hareket etmek ortak sorumluluğumuzdur” denildi.
SENDİKALAR, SİYASİ PARTİLER, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE KAMUOYUNA ÇAĞRI
Tüm sendikalar, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve kamuoyu; şirketi linç etmeden önce süreci objektif, hukuki ve sağduyulu şekilde değerlendirmeye davet edilen açıklamada, “Şirketimiz güçlüdür, faaliyetlerine kararlılıkla devam etmektedir ve yasal haklarını saklı tutmaktadır” denildi.





