Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in davetiyle Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından basına açıklamalarda bulundu.
Erhürman, görüşmenin ideal olarak güven yaratıcı önlemler (GYÖ) konusunda ilerleme sağlandıktan sonra yapılmasını tercih edeceklerini ancak Holguin’in adada bulunması nedeniyle bu fırsatın değerlendirilerek toplantının gerçekleştirildiğini söyledi. Görüşmenin, tarafların birbirini daha iyi anlaması açısından faydalı olduğunu ifade etti.
Toplantıda ilk sözü Kıbrıslı Türk tarafının aldığını belirten Erhürman, Hristodulidis’in sunduğu güven yaratıcı önlemlerle ilgili görüş ve önerilerini aktardıklarını kaydetti. Güvenin tesis edilmesi konusunda arzu edilen noktada olunmadığını vurgulayan Erhürman, bu koşullar altında 5+1 formatında bir toplantının anlamlı olmayacağını Holguin’e de ifade ettiklerini söyledi.
Hristodulidis’in toplantıya beş maddelik bir öneriyle geldiğini belirten Erhürman, bu önerilerde esasen yeni bir unsur bulunmadığını, daha önce parça parça gündeme gelen başlıkların yeniden dile getirildiğini ifade etti. Geçiş noktaları konusunun kısmen farklı bir içerik taşıdığını belirten Erhürman, Rum liderin ortaya koyduğu yol haritasının bugüne kadar dile getirilenlerin devamı niteliğinde olduğunu söyledi.
"SİYASİ EŞİTLİK MADDESİ 'ETKİLİ KATILIM' VE 'DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK' MADDELERİNİ İÇERİYOR"
Erhürman, kendi sunduğu dört maddelik metodolojiye de değinerek, siyasi eşitliğin prensip olarak kabul edildiğinin ifade edildiğini ancak bunun içeriğini oluşturan “etkili katılım” ve “dönüşümlü başkanlık” konularında net bir tutum ortaya konulmadığını belirtti. Dönüşümlü başkanlık olmadan, Kıbrıslı Türklerin hiçbir zaman devlet başkanı olamayacağı bir yapının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Erhürman, bu konuların içerikten ziyade yöntem ve ilke meselesi olduğunu, müzakerelerin bu ilkeler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
Yakınlaşmaların göz ardı edilmemesi, takvimli bir müzakere süreci yürütülmesi ve dördüncü maddenin de kabul edilmesinin zorunlu olduğunu ifade eden Erhürman, bu usuller olmadan resmi müzakere masasına oturulmayacağını söyledi. Güven yaratıcı önlemlerin önemli olduğunu ancak kapsamlı bir çözümün yerini tutamayacağını vurgulayan Erhürman, son üç ayda üç görüşme yapıldığını, toplumlara özellikle Lefkoşa’da günlük hayatı kolaylaştıracak konuların ele alınabileceği mesajını vermeyi hedeflediklerini kaydetti.
"VERİMLİ DEĞİL ANCAK YARARLI BİR GÖRÜŞMEYDİ"
Erhürman ayrıca, sürecin ilerlemesi için Holguin olmaksızın da iki liderin bir araya gelebileceğini dile getirdiğini, Hristodulidis’in de buna olumlu yaklaştığını açıkladı. Bu çerçevede, yaklaşık iki hafta içinde Holguin’in katılımı olmadan yeni bir liderler görüşmesi yapılmasının öngörüldüğünü belirten Erhürman, halihazırda liderlerin temsilcilerinin de görüştüğünü ve bu temasların daha da sıklaştırılabileceğini ifade etti.
Toplantının çok verimli olarak nitelendirilemeyeceğini ancak yararlı geçtiğini söyleyen Erhürman, görüşmenin tarafların birbirini daha iyi anlamasına katkı sağladığını sözlerine ekledi.
ERHÜRMAN, HRİSTODULİDİS'İN BEŞ MADDELİK ÖNERİLERİNİ DE SIRALADI
Öte yandan Erhürman, Hristodulidis’in sunduğu beş maddelik önerinin ana başlıklarını da şöyle sıraladı:
– Çözüm zemininin teyit edilmesi,
– Bugüne kadar sağlanan yakınlaşmaların teyit edilmesi,
– Beş tarafı ilgilendiren yakınlaşmaların ilgili taraflara dağıtılması,
– Belge temelli olarak gayri resmi değil, resmi bir konferans düzenlenmesi,
– Bu konferansta dört yeni sınır kapısının açılmasının ele alınması.





