Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, uluslararası anlaşmalara ilişkin yaptığı paylaşımda, devlet adına atılan imzaların ülkenin itibarı açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
Erhürman, bu nedenle imza öncesindeki hazırlık sürecinin dikkatli ve özenli yürütülmesi gerektiğini belirterek, anlaşma metinlerinin hem kamu yararına hem de başta Anayasa olmak üzere yürürlükteki mevzuata uygunluğunun titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erhürman tarafından yapılan paylaşımın tamamı şu şekilde:
"İMZA İÇİN HAZIRLANACAK METİN, ANAYASA'YA AYKIRILIK TAŞIMAMALI"
"Uluslararası anlaşmaların altına atılan imzalar devletin itibarı açısından son derece önemlidir.
Önemine binaen, hazırlık safhasının, yani imzadan önceki safhanın çok dikkatli ve özenli bir biçimde yürütülmesi gerekir.
İmza için hazırlanacak metnin, hem kamu yararına hem de başta Anayasa olmak üzere mevzuata uygunluğu dikkatle değerlendirilmelidir. İstisna olarak kamu yararı açısından çok önemli olması durumunda yasalarda değişiklik gündeme gelebilse dahi, Anayasa'ya aykırılık olmaması gerekir.
'İMZA İÇİN HAZIRLANACAK METİN, KAMU YARARINA UYGUN, DEVLET KURUMLARI, MESLEK KURULUŞLARI VE UZMANLARDAN GÖRÜŞ ALMIŞ OLMALIDIR"
Kamu yararına uygunluğun değerlendirilmesi, devlet mekanizması içindeki kurumsal yapılardan, ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ve uzmanlardan görüş almayı gerektirir.
Hukuka/Anayasa'ya uygunluğun değerlendirilmesi için de mevzuatımızda gerekli görev dağılımı yapılmıştır. İmzaya hazırlanan yürütme açısından, Başsavcılık'tan imzadan önce görüş almak en güvenli yoldur.
Yürütme tarafından yapılması gereken bu işin yapılmaması doğru değildir ama yapılmadığı durumda da görev kaçınılmaz olarak Meclis'e düşer.
Meclis komitesinde ilk iş, Anayasa'ya uygunluğun ele alınmasıdır. Anayasa'ya uygunluk konusunda şüphe varsa, bu konuda Meclis komitesinin de konunun açıklığa kavuşturulmasına kadar görüş almaktan çekinmemesi gerekir. Bu,
Meclis komitesinin kendini Anayasa Mahkemesi yerine koyması değil, mevzuatın kendisine yüklediği görevi yapmasıdır.
Uluslararası anlaşmanın Meclis genel Kurulu'ndan geçmesi halinde Cumhurbaşkanlığı elbette Anayasal çerçevede kendisine verilen görevi yerine getirecektir. Ancak o aşamaya kadar bu ülkenin mevzuatının öncelikle yukarıda sözünü ettiğim gibi yürütmeye, sonra da yasamaya yüklediği görevler yerine getirilmelidir.
'CUMHURBAŞKANLIĞI ANAYASAL ÇERÇEVEDE KENDİSİNE YÜKLENEN GÖREVLERİ YERİNE GETİRECEKTİR'
Dediğim gibi Cumhurbaşkanlığı elbette Anayasal çerçevede kendisine yüklenen görevleri yerine getirecektir. Bu, Devletin uluslararası ilişkilerdeki itibarını tartışmaya açmamak adına diğer organların da aynı yükümlülük altında olduğu gerçeğini değiştirmez.
Cumhurbaşkanlığı, uluslararası anlaşmaların hazırlık aşamasında gerekli koordinasyonun sağlanması için azami özeni göstermeye, gerekli uyarıları yapmaya ve anayasal görevlerini yerine getirmeye bundan sonra da devam edecektir"