Fed, kritik Nisan toplantısında faizleri sabit tuttu.

Banka İran savaşı kaynaklı maliyet artışlarının tetiklemesiyle enflasyonda hızlanma beklendiği bir dönemde politika faizini yüzde 3,50-3,75 bandında bıraktı.

Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi de faizin bu bantta tutulması yönündeydi.

Fed'in son toplantısındaki tablo ise Orta Doğu'daki çatışmanın neden olduğu artan belirsizlik ortamında politika görünümüne ilişkin görüş ayrılığının derinleştiğini ortaya koydu. Dört yetkili karara karşı oy kullandı; bunlardan üçü, merkez bankasının sonunda faiz indirimlerine yeniden başlayacağını ima eden toplantı sonrası açıklamalarındaki ifadelere de itiraz etti.

Komite, Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan'ın "federal fon oranı için hedef aralığının korunmasını desteklediklerini ancak bu aşamada açıklamaya gevşeme eğiliminin dahil edilmesini desteklemediklerini" belirtti.

Fed karar metninde de sınırlı bir revizyon yaparak "Orta Doğu'daki gelişmeler ekonomik görünüm konusunda yüksek düzeyde belirsizliğe katkıda bulunuyor" ifadelerini kullandı.

Yetkililer, faiz oranlarına yapılacak "ek düzenlemelerin kapsamı ve zamanlaması"na atıfta bulunan ifadeyi tekrarladılar. Yetkililer, 2025'in son aylarında faiz oranlarını üç kez indirme kararı almıştı.

SAVAŞ GÖRÜNÜMÜ BELİRSİZLEŞTİRDİ

Son dönemde savaşın etkisiyle ABD'de özellikle akaryakıt fiyatları kanalı üzerinden enflasyonist etkiler izleniyordu.

Bunun yanında Fed için kritik bir diğer başlık da başkan değişimi gündemi oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın bir sonraki Fed başkanlığı için aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato Bankacılık Komitesi'nde 13 Cumhuriyetçi üyenin tamamının oyunu alırken 11 Demokrat üyenin tamamı ise aleyhine oy kullandı.

Böylece Jerome Powell'ın görev süresinin 15 Mayıs'ta sona ermesinden önce Senato'nun tamamı tarafından onaylanma yolunda ilerliyor.

Petrolde Hürmüz krizi devam ediyor
Petrolde Hürmüz krizi devam ediyor
İçeriği Görüntüle

11 Demokrat üye, Warsh'ın başkanın isteklerini dikkate almadan politika belirleme sözüne şüpheyle yaklaştıklarını belirterek, ona karşı oy kullandı.

KRİZLER VE BASKILARLA GEÇEN SEKİZ YIL

73 yaşındaki Powell'ın sekiz yıllık başkanlık karnesi, Kovid-19 salgınından Rusya-Ukrayna Savaşı ile Orta Doğu'daki çatışmalara ve Trump'un baskılarıyla modern ekonomi tarihinin en zorlu sınavlarıyla şekillendi.

Powell'ın görevindeki ilk 4 yılı, faiz artırımlarından dolayı "hayal kırıklığına uğrayan" Trump'ın sert eleştirileriyle geçse de kurumun bağımsızlığını koruma çabasıyla öne çıktı.

23 Mayıs 2022'de bu kez Demokrat Başkan Joe Biden tarafından Fed Başkanlığına ikinci bir dönem için yeniden aday gösterilen Powell, bu sayede siyasi partiler üstü bir güven tazeledi. Biden'ın Powell'ı Fed Başkanlığına yeniden aday göstermesi Kovid-19 salgınının ekonomik etkileri devam ederken istikrar mesajı olarak yorumlandı.

Powell, Trump'ın 20 Ocak 2025'te ikinci kez ABD Başkanı olmasıyla ise kendini çok daha sert bir siyasi atmosferin içinde buldu.

Kovid-19 salgını döneminde Fed'in piyasaya enjekte ettiği likidite ve uyguladığı genişleyici politikalar da sonrasında gelen enflasyonist dalgaya zemin hazırlayan faktörlerden biri olarak görüldü.

Enflasyonda 2021'de görülen yükseliş eğilimine rağmen Powell fiyat artışlarının geçici olduğunu savundu. Ancak Powell'ın bu görüşü ABD'de yıllık enflasyonun Haziran 2022'de yüzde 9 ile 41 yılın zirvesini görmesiyle ciddi şekilde eleştirildi.

Mart 2022'den Temmuz 2023'e kadar olan süreçte 11 faiz artırımına giden Fed, politika faizini Eylül 2024'e kadar 2001'den bu yana kaydedilen en yüksek seviye olan yüzde 5,25-5,50 aralığında tuttu.