Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Almanya'nın Stuttgart kentinde gerçekleştirilen Hristiyan Demokrat Birlik Partisi'nin (CDU) olağan kongresinde iç ve dış politikaya ilişkin mesajlar verdi.
Merz açılış konuşmasına, kongreye katılan eski Almanya Başbakanı Angela Merkel'i selamlayarak başladı.
Merz, Merkel'i "Eski CDU Başkanı, eski Başbakan sevgili Merkel, hoş geldin" ifadeleriyle anons etti. Bu sözlerin ardından Merkel uzun süre partililer tarafından alkışlandı.
Merz, daha sonrasında sözü diğer konuşmacılara bıraktı.
"AVRUPA GÜCÜN DİLİNİ KONUŞMAYI ÖĞRENMELİ"
Etkinliğin ilerleyen kısımlarında yeniden kürsüye çıkan Merz, kurallara dayalı düzenin artık var olmadığını ve yeni bir dünya düzeninin ortaya çıktığı belirterek, "Yeni çağda güç her şeyden önemli hale geldi. Yeni dünya düzeni daha acımasız ve tehlikeli.
Bu durum küresel ekonomiyi, dünya ticaretini, Avrupa'nın güvenliğini ve Almanya'nın dünyadaki rolünü de etkiliyor.
Avrupa gücün dilini konuşmayı öğrenmeli" ifadelerini kullandı.

"GERİLİMLERE RAĞMEN ABD BİZİM DOSTUMUZ"
Transatlantik ilişkilere değinen Başbakan Merz, giderek artan görüş ayrılıklarına rağmen Almanya'nın ABD ile yakın bağları olduğunu vurguladı.
Merz, "Şu anda ABD ile gerilimler yaşıyoruz ama benim hissettiğim kadarıyla Amerikalılar bizim dostumuz ve dostlarımız olarak kalmalılar. Bu dostluktan kolay kolay vazgeçmeyeceğiz ve devam etmesi için her zaman mücadele edeceğiz" dedi.

YENİ DÜNYA DÜZENİ VURGUSU
ABD'nin "uluslararası düzenin garantörü" rolünün giderek azaldığını savunan Merz, "Bu nedenle güç politikasının yeni şartları altında geleceğimiz için çalışmalıyız. Bu yeni dünya düzenini değişmez bir gelecek olarak kabul etmeyeceğiz. Onu şekillendirebiliriz. ABD ile yenilenmiş bir ortaklık için el uzatıyoruz, ancak aynı zamanda geleceğimizi kendimizin üstlenmesi gerektiğini de biliyoruz" ifadelerini kullandı.
Dünyanın yeniden yapılanma sürecinde Avrupa'nın güvende, özgür ve güçlü olması için birlikte çalışılması gerektiğinin altını çizen Merz, bunun için savunma, ekonomi ve teknoloji alanında bağımsız olunması gerektiğini belirtti.





