Son yıllarda herkesin elinde birer telefon, adeta birer 'Yaşam sergileyicisi'ne dönüştü. Kim; nerede, ne yiyor, hangi manzaraya karşı kahvesini yudumluyor? Her şey anlık birer vitrin malzemesi.
İşte tam da bu noktada, Funda Arar, tabiri caizse ortaya tam bir 'Geçeklik bombası' bıraktı. Sanat Arar, dijital dünyanın bu sığ ve tekdüzeleşen yapısına karşı daha fazla sessiz kalamadı.
Funda Arar; "Sosyal medyadan bıkkınlık geldi, hep aynı şeyler" diyerek, o ruhsuz rutini eleştirdi.
Funda Arar'ın özellikle; "Buradayım, şuradayım, şunu yedim, bunu içtim" sarmalına yönelik yaptığı "Eee, ne yapalım yani?" çıkışı, aslında dijital çağın o büyük kibrine atılmış bir tokat niteliğinde.
Funda Arar'ın bu isyanı, hayatı sadece bir ekranın içinden ibaret sananlara karşı verilmiş bir 'Kendine gel' çağrısı olma özelliğine sahip. Arar’ın bu duruşu, gösterişin değil samimiyetin, niceliğin değil niteliğin değerini bir kez daha hatırlattı.





