Herkesin merakla beklediği YDP Kurultayı dün akşam itibari ile artık geride kaldı. Erhan Arıklı, açıkçası benim bile tahminlerimin ötesinde bir oy ile yeniden genel başkan seçildi YDP’ye.

Kurultay’ın zamanında yapılmaması beraberinde bazı hukuki sorunları getiriyor. Şimdilik bu gündemde olmasa da ilerleyen günlerde bu konunun kamuoyunu fazlası ile meşgul edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sonuçta bu yasal sorun, Arıklı ve YDP’liler için belli ki bu bir sorun teşkil etmedi kurultayda.

Kudret Özersay yaptığı açıklamada “kurultay tarihinde yapılmadı. Yasaya aykırı bir durum var ortada ve olası bir seçime YDP katılmaz” görüşünü savunuyor ve bu konuda da elinden geleni ardına koymayacağını açık açık ifade ediyor.

Kurultay zamanında yapılmış olsa sonuç farklı olur muydu? Bizzat Arıklı, “yüzde 30’u geçemem” demişti bir sohbet sırasında. Kurultayın ertelenmesi beli ki Arıklı’nın yararına olmuş.

TARIMSAL ÜRETİMDEN GELENEKSEL DOKUMA SANATINA TARIMSAL ÜRETİMDEN GELENEKSEL DOKUMA SANATINA

Birde Bertan Zaroğlu’nu ne yaptı ne etti saflarına katmasını bildi. Zaroğlu’nun katkısı her halde farkın açılmasına yetti.

Arıklı, sandıklar kuruluncaya kadar her türlü hamleyi yaptı. Gerek bel altı vurdu rakibine gerek siyasi hamlelerin kazanmak adına oynamaktan geri kalmadı.

FETÖ’yü bile kattı işin içine. “Partiyi ele geçirecekler” dedi. Üyeleri korkuttu, bir gece önce ise “Atalay yarıştan çekildi” algısını yaratmaya çalıştı, belli ki bunda da başarılı oldu.

AK Parti karışıyor, müdahale var” demekten bile geri durmadı. Ama sonuçta izlediği strateji mutlu sona varmasına yetti.

YDP Kurultayının sonucunda şu sorular cevap bekliyor.

BİR: FETÖ’cü dediği Talip Atalay ile ve ona destek olanların yüzüne bugün nasıl bakacak?

İKİ: 7 Bin üyesi olan YDP’nin yarısı sandığa gelmedi. Bu gelmeyen üyeler neden sandığa gitmedi? Bunlar küstü mü? Ve olası bir seçimde YDP’ye oy verecekler mi?

ÜÇ: Kurultay tarihini bilerek geçirmesine rağmen olası bir seçimlere YDP’nin katılamayacak olmasının önündeki yasal engelleri nasıl aşacak?

Günün sonunda Arıklı kazandı. Tıpkı Galatasaray gibi. Bugün Türkiye’de futbolun içine düştüğü durumun en büyük sorumlusu Galatasaray’dır.

Hakem kararları, VAR kayıtları falan derken Galatasaray Şampiyon olmak üzere. Kıra döke ligin sonuna geldiler.

Erhan Arıklı siyasetin dışında koyu Galatasaraylıdır. Belli ki Galatasaray’ın sporda izlediği yolu kendine siyasi yol olarak belirlemiş.

Arıklı, kazanmak için her yol mubah demiş ve elinden geleni ardına koymamıştır.  Sonuçta da mutlu olmuştur. Kendisi ve taraftarları dışında mutlu olmayan bir kitle olsa da o kendi mutluluğunu seçmiştir ve adil olmayan bir süreç yaşatmıştır YDP’ye ve ülke siyasetine.  Tıpkı Galatasaray gibi.

Hayırlı ve uğurlu olsun şampiyonluğunuz.