Kent büyüdü, nüfus arttı, yeni projeler peş peşe hayata geçirildi. Ancak aynı hız ve kararlılık altyapıya gösterilmedi. Yollar, kanalizasyon sistemleri, arıtma kapasitesi ve diğer temel hizmetler, büyüyen kentin ihtiyaçlarının gerisinde kaldı.
Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul’un açıklamasına göre “bu sorun yaklaşık 20 yıldır devam ediyor”. Bu da bugün yaşananların bir gecede ortaya çıkmadığını, yıllara yayılan plansız büyüme ve yetersiz altyapı yatırımlarının sonucu olduğunu gösteriyor.
Öte yandan hakkını teslim etmek gerekir ki, mevcut belediye yönetimi göreve geldiği günden bu yana Girne’nin kronikleşmiş birçok sorununa dokunmayı başardı.
Kentin düzenlenmesi, altyapının iyileştirilmesi, çevre düzenlemeleri, kamusal alanların halkın kullanımına kazandırılması ve belediye hizmetlerinin daha görünür hale gelmesi yönünde önemli adımlar atıldı.
Uzun yıllar konuşulmayan veya ertelenen birçok konu bugün açık şekilde tartışılıyor ve çözüm üretilmeye çalışılıyor.
Kanalizasyon sorununun kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması da bunun bir göstergesidir. Çünkü sorunları gizlemek değil, ortaya koyup çözüm üretmek yöneticilik sorumluluğunun bir parçasıdır.
Ancak gerçek şu ki, bugün denize akan kanalizasyon meselesi tek bir dönemin ya da tek bir yönetimin omuzlarına yüklenemeyecek kadar eski ve derin bir sorundur. Her yeni inşaat izniyle, her yeni konut projesiyle sisteme ek yük bindirilirken altyapının aynı oranda güçlendirilmemesi, bugünkü tablonun ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Sonuç ortada…
Deniz kirleniyor, çevre zarar görüyor, turizm kenti olarak anılan Girne’nin imajı yara alıyor. Üstelik bu yalnızca çevresel bir mesele değil; halk sağlığını, yaşam kalitesini ve kentin geleceğini ilgilendiren ciddi bir yönetim sorunudur.
Girne’nin yaşadığı tablo, aslında uzun yıllardır süren “önce inşaat, sonra planlama” anlayışının doğal sonucudur. Oysa çağdaş şehirlerde önce altyapı yapılır, ardından büyüme planlanır. Bizde ise çoğu zaman bunun tam tersi oldu.
Bugün denize akan kanalizasyonu konuşuyoruz. Yarın su kaynaklarını, trafik sorunlarını, yetersiz yolları ve kontrolsüz nüfus artışının yaratacağı başka problemleri konuşacağız.
Çünkü şehirler plansız büyüdüğünde sorunlar da büyür.
Bu nedenle mesele sadece geçmişi eleştirmek değil, geleceği doğru planlamaktır. Girne’nin son yıllarda atılan olumlu adımları daha da ileri taşınmalı; altyapı yatırımları, imar politikalarının önüne geçirilmelidir.
Girne’nin geleceği yeni binaların yüksekliğinde değil, altyapısının gücünde saklıdır. Ve artık herkesin ortak bir noktada buluşması gerekiyor: Önce altyapı, sonra yapılaşma.