Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos’un, ABD Başkanı Donald Trump’ı “küresel düzenin düzenleyicisi” göstermek istediğini, bunun için de Trump çevreleriyle örtüşen yayın organı Breit Bart News’ı seçtiği bildirildi.
Alithia, Rum yönetiminin politikası emrivakileri meşrulaştırmaya emsal yarattığı bir dönemde iletişimsel açıdan Trump’a yatırım yaptığını, çoğu AB üyesinin çekimser veya mesafeli durduğu Barış Konseyi’ne katılım davetine vereceği cevabın hem Washington’a hem de Brüksel’e mesaj olacağına dikkat çekti.
Gazete haberi manşetten “Kombos Trump İle Yeniden Hizalanıyor… Trump’ın Barış Konseyi-Kıbrıs 24 Saat İçerisinde Cevap Veriyor… Eğilme Diplomasisi” başlığıyla aktardı.
Habere göre, Rum yönetimi, ABD Başkanı’nın Gazze planının ikinci aşaması ve Orta Doğu’da ertesi günün yönetimi için platform olarak lanse edilen ilk Barış Konseyi inisiyatifine katılma davetine bugün cevap vermesi bekleniyor.
Rum yönetiminin kararının siyasi olacağına ve Washington’a da Brüksel’e de mesaj niteliği taşıyacağına dikkat çekilen haberde Kombos’un neredeyse eşzamanlı olarak, ideolojik ve tarihi açıdan Trump çevresiyle örtüşen Breit Bart News’a geniş ölçekli söyleşi vermesinin özel bir önem taşıdığına vurgu yapıldı.
Gazete, Breit Bart’ın basit bir Amerikan yayını olmadığına “dengeleri de kurumsal hassasiyetleri de gözetmeyen Trumpçı çekirdek yapı" için bir referans olduğuna dikkat çekti. Gazete “Dışişleri Bakanı bu yayın organına konuşmayı tercih ettiğinde basit bir kamuoyu açıklaması yapmıyor, siyasi hizalanma mesajı veriyor” ifadesini kullandı.
Habere göre Kombos, rutin iltifatlarla yetinmeyip “küresel düzeni ve gelişmeleri belirleyebilecek tek konumda” diyerek Trump’a neredeyse kurumsal bir rol atfetti. Bunun, özellikle AB üyesi bir ülkenin Dışişleri Bakanı tarafından söylendiğinde, net siyasi yükleri olan bir ifade olduğuna dikkat çekildi. AB’nin Trump yönetimini rakip veya engel olarak gördüğü bir dönemde Kombos AB’nin hasım görülmemesi gerektiğini söyledi.
Gazete, Kombos’un bunu normalleşmeye dönüş niyetiyle söylemiş olabileceğini ancak Güney Kıbrıs’ı büyük güçlerin, ticaret ve güce dayalı dış politikayı geri getiren bir başkana iyi niyet sergiliyor göründüğüne işaret etti.
Güney Kıbrıs’ın, Arap dünyası ve İsrail ile ilişki ağını kullanarak ABD için bölgede “giriş noktası” ve “temas noktası” olarak işlev görebileceğini söyleyen Kombos’un “Kıbrıs Amerikalılara hiçbir maliyeti yok” ifadesi de dikkat çekti.
Güney Kıbrıs’ın Trump’ın Barış Konseyi’nde görünüp görünmemesi değil, bu katılımın tam olarak ne anlama gereceği ve ne mesaj vereceğine işaret edilen habere göre, Trump’ın daveti, Amerikan başkanının düzen kaynağı olarak görüneceği yeni uluslararası yönetim çerçevesiyle ilgili siyasi mühür olacak.
Gazete, Güney Kıbrıs’ın bütün uluslararası tezini “işgal yasadışı emrivakidir” ilkesine dayandırdığını hatırlatarak, toprak kazanımlarını meşrulaştırma emsali yaratan politikalara alkış tutma lüksü olmadığı yorumunu yaptı.
Fileleftheros’a göre, Kombos Breit Bart News’a söyleşisinde AB’nin ana önceliğinin, Atlantik ötesi ilişkileri korumak olduğunu söyledi. Kombos, ABD’nin yeni jeopolitik bölgede küresel gelişmelerin şekillendirilmesindeki ana rolüne işaret ederek “AB ile ABD arasında olumlu bir ajanda oluşturulması ve farklılıklarına rağmen karşılıklı ilgi konularında ikili diyaloğu güçlendirmeleri gerektiği görüşünü ortaya koydu.
Kombos, Güney Kıbrıs’ı özellikle Avrupa Birliği Komisyonu dönem başkanlığı sırasında, Hindistan gibi bölge dışındakiler de dahil stratejik ortaklarla ilişkileri derinleştirme perspektifi ile “Orta Doğu bölgesindeki köprü” olarak niteledi. İki bölgenin, Hindistan-Orta Doğu Koridoru (IMEC) projesinin ilerletilmesinin Güney Kıbrıs’ın önceliği olduğunu söyleyen Kombos, Güney Kıbrıs’ın, ABD ve AB ile ticari ilişkilerini güçlendiren Hindistan ile ilişkilerini derinleştirdiğini belirtti.
Kombos dış politika yöneliminin, bölgede geliştirdiği ilişkiler ve ikili iş birlikleri ağının ABD’nin ilgi alanındaki bölgede bir bağlantı noktası olarak işlev gördüğünü söylediği Güney Kıbrıs’ın coğrafik konumu, ekonomik ve ticari dinamiğinin de ABD’nin, ilgi alanındaki bölgeyle bağlantı noktası olduğunu kaydetti.
Şahsının Dışişleri Bakanlığı döneminde hiçbir ABD Başkanı’nın Güney Kıbrıs’ı ziyaret etmediği hatırlatıldığında “ABD’ Başkanı hoş karşılanmakla kalmaz, dost bir ülkeyi ziyaret ederek dünyanın bu bölgesini görme fırsatı bulur. Dünyada işletme kurmak için hizmet merkezi olarak ün yapmış jeopolitik, stratejik bir ülke olan Kıbrıs’a gelindiğinde, bölgedeki bütün ülkelerin yakınlığı fark edilir.” ifadesini kullandı.