Halkın Partisi (HP), “Halk buluşmaları” kapsamında Güzelyurt’a bağlı Zümrütköy’ü ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyarette bölge halkının sorunları dinlendi, sorular yanıtlandı.
HP’den yapılan yazılı açıklamaya göre, ziyarette Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay’a; Genel Sekreter Turgut Alas, Genel Başkan Yardımcısı Çağın Çağatay Karataş, Güzelyurt İlçe Başkanı İmam Güçlü, Girne İlçe Başkanı ve MYK üyesi Neşe Anibal, Örgütlenme Sorumlusu Cengiz Karataş, MYK üyesi Ramadan Durmazer, bazı Parti Meclisi üyeleri ile Güzelyurt İlçe Yönetim Kurulu üyeleri eşlik etti.
Ziyaret sırasında konuşan HP Genel Başkanı Kudret Özersay, Güzelyurt bölgesinin kalkınmada öncelikli bölge ilan edilmesinin gereğinin yapılması gerektiğini belirtti. Farklı bir vergilendirme yaklaşımıyla bunun mümkün olabileceğini ifade eden Özersay, bu sayede Güzelyurtlu gençlerin bölgede kalarak başka bölgelere göç etmesinin önüne geçilebileceğini, gençlerin kendi bölgelerinde iş kurarak yatırım yapmalarının sağlanabileceğini söyledi.
Ülkeyi yöneten hükümetin Güzelyurt konusunda herhangi bir adım atmadığını savunan Özersay, bir türlü açılmayan Güzelyurt Hastanesi ile bölgenin ana geçim kaynağı olan narenciye, tarımsal üretim ve hayvancılığın geldiği durumun ortada olduğunu ifade etti. Özersay, hükümetin bir an önce gitmesi ve memleket gailesi çekenlerin yönetime gelmesi gerektiğini belirterek, Halkın Partisi’nin temiz siyaset anlayışıyla bir alternatif olduğunu vurguladı.
HP Genel Sekreteri ve ziraat yüksek mühendisi Turgut Alas ise konuşmasında narenciye ve tarım sektöründeki sorunlara değindi. Sadece narenciye üreticilerine verilen desteğin artırılmasının çözüm olmayacağını söyleyen Alas, artan girdi maliyetlerinin üreticiyi daha da zorladığını, Türkiye’den gelen suyun da üreticilerin yararına tam anlamıyla kullanılmadığını ifade etti.
Hükümetin “dalında kalırsa alırız” yaklaşımını eleştiren Alas, dalında kalan ürünün satılmadığı sürece ülkeye katma değer sağlamadığını belirtti. Narenciyede batma noktasına gelindiğini dile getiren Alas, sadece narenciyenin değil, harnup, zeytin ve hayvancılık başta olmak üzere tüm tarım sektörünün geriye gittiğini, üreticinin tükenme noktasına geldiğini söyledi.
İhracatta süt ürünleri ve narenciyenin iki önemli kalem olduğunu hatırlatan Alas, buna rağmen ithalat yapıldığını, üreticinin cebine para girmediğini, ihracat azaldıkça ithalatın arttığını ve bunun ülkeye zarar verdiğini ifade etti.