BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin "Kıbrıs sorununda ilerlemenin siyasi iradeye, kapsayıcı diyaloğa ve iş birliğinin mümkün olduğunu gösterecek küçük ama somut adımlara bağlı olduğunu" söyledi.
Politis, Holguin ile yaptığı söyleşiyi “Her Şey İki Liderin Hazır Olmasına Bağlı” başlığıyla manşete çekti.
Gazeteye göre, liderlerin “gündelik hayatlarının bozulmayacağını teyit ederek anlayış ve destek geliştirilmesi için toplumları da sürece dahil etmek sorunda olduğunu kaydeden Holguin “İlerlemenin asgari gereği ortak bir iyi niyetle katılım taahüdüdür.” dedi.
Holguin, 5+1 tipi yeni bir konferans liderlerin siyasi iradesinin yerine geçemeyeceğini, sadece destek olabileceğini kaydetti.
Güven yaratılmasının önündeki tek engelin siyasi olmadığını belirten Holguin, on yıllar süren başarısız çabaların yarattığı psikolojik ve değişimin mümkün olup olmadığına dair artan kuşkunun da engel olduğunu söyledi. Güvenin sadece açıklamalarla tesis edilemeyeceğini, güvenilirliğe ve karşılıklı faydaya işaret eden sürekli ve günlük eylemlerle yaratılabileceğine işaret etti.
Holguin, Güven Yaratıcı Önlemleri'nin değerinin, iş birliğinin mümkün olduğunu göstermelerine, hız ve yönlerinin de liderlerin sürece yatırım yapmaya hazır olmalarına ve uzlaşı bulma kabiliyetlerine bağlı olduğu görüşünü ortaya koydu.
Toplumların da sürece dahil edilmesinin önemine vurgu yapan Holguin, tipik siyasi yapıların dışından gelen seslerin sürece pratik fikirler katabileceğine işaret etti. Toplumların dahil edilmesinin "dayanıklılığı, sahiplenme duygusunu ve sürecin meşruiyetini güçlendireceğini ve toplumları uzlaşıya hazırlayacağını" söyledi.
Holguin, Kolombia’daki barış sürecinden kazandığı deneyimi de aktararak, müzakere edilmiş bir anlaşmanın ötesinde, liderlerin karşılıklı anlayışı ve çözüme desteği kamuoyuna işlemesi gerektiğine işaret etti. “Vatandaşların anlaşmanın gündelik hayatlarını bozmayacağını anlaması gerekiyor. İlerleme, net hedef ve yapıcı katılım niyeti varsa mümkündür.” dedi.