Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası (HTKS), Ulaştırma Bakanı tarafından kamuoyuna açıklanan ve Ercan Havalimanı için örnek gösterilen "Batum modeli"ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sendika Başkanı Kürşad Hüdaverdioğlu imzasıyla yapılan açıklamada, Gürcistan'da uygulanan Batum modeli ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde uygulanması gündeme getirilen sistemin hukuki ve siyasi açıdan birbirinden tamamen farklı olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Batum Havalimanı'nda uygulanan sistemin Türkiye ile Gürcistan arasında imzalanmış devletlerarası özel anlaşmalara dayandığına dikkat çekilerek, Gürcistan'ın uluslararası toplum tarafından tanınan egemen bir devlet olduğu ve Batum Havalimanı'nın uluslararası sivil havacılık sisteminin tam bir parçası olduğu vurgulandı. Bu nedenle Batum modelinin doğrudan Ercan Havalimanı'na örnek gösterilmesinin teknik açıdan doğru bir yaklaşım olmadığı kaydedildi.
Sendika tarafından yapılan basın açıklamasının tamamı şu şekilde:
"Son günlerde Ulaştırma Bakanı tarafından kamuoyuna açıklanan ve Ercan Havalimanı için örnek gösterilen 'Batum Modeli' ile ilgili bazı teknik hususların doğru anlaşılması büyük önem taşımaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Gürcistan'daki Batum modeli ile KKTC'de uygulanması düşünülen sistem, hukuki ve siyasi açıdan birbirinden tamamen farklıdır. Batum Havalimanı'nda uygulanan sistem, Türkiye ile Gürcistan arasında imzalanmış devletlerarası özel anlaşmalara dayanmaktadır. Gürcistan uluslararası toplum tarafından tanınan egemen bir devlettir ve Batum Havalimanı uluslararası havacılık sisteminin tam bir parçasıdır. Dolayısıyla bu modelin doğrudan Ercan Havalimanı'na örnek gösterilmesi teknik açıdan doğru bir yaklaşım değildir.
Ayrıca yapılan açıklamalarda yer alan, 'ICAO ve IATA ile ilgisi yoktur' şeklindeki değerlendirmeler de kamuoyunda yanlış algılara neden olabilecek niteliktedir. ICAO veya IATA'nın herhangi bir ülkeye doğrudan uçuş izni veren kurumlar olmadığı doğrudur; ancak uluslararası sivil havacılık tamamen ICAO standartları ve devletler arasında yapılan ikili anlaşmalar üzerine kuruludur. Bu gerçek göz ardı edilerek uluslararası uçuşların önünün açılabileceğini öne sürmek, kamuoyunda gerçek dışı beklentiler oluşturacaktır.
Asıl tartışılması gereken konu ise, bu projenin uluslararası uçuşlara kapı açacağı yönündeki iddiadır. Bugünkü uluslararası hukuk ve havacılık yapısı içerisinde, yalnızca Türkiye'nin alacağı idari kararlarla üçüncü ülkelerin Ercan'a doğrudan uçuş başlatması mümkün değildir. Böyle bir gelişme; ilgili devletlerin siyasi iradesi, uluslararası anlaşmalar ve mevcut hukuki statü ile doğrudan bağlantılıdır. Dolayısıyla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (SHGM) tek taraflı düzenlemeleriyle İngiltere, Almanya veya başka ülkelerden Ercan'a doğrudan tarifeli seferlerin başlayacağı yönünde bir algı yaratılması teknik gerçeklerle örtüşmemektedir.
Bununla birlikte, açıklanan projenin tamamen faydasız olduğunu söylemek de haksızlık olacaktır. Türkiye’deki iç hat uygulamalarına benzer bazı düzenlemelerin Ercan'a uyarlanması halinde, özellikle Türkiye-Ercan hattındaki bilet fiyatlarının belirli ölçüde kontrol altına alınması mümkün olabilir. SHGM'nin uyguladığı tavan fiyat sistemi belirli dönemlerde vatandaş lehine sonuçlar doğurabilir; ancak bu uygulamanın da sınırları bulunmaktadır. Havayolu işletme maliyetleri, rekabet koşulları, operasyonel giderler ve pazardaki taşıyıcı sayısı dikkate alındığında, yalnızca tavan fiyat uygulamasıyla bilet ücretlerinde kalıcı ve büyük düşüşler beklemek gerçekçi değildir"