Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir’in öncülüğünde hazırlanan ve taraflara sunulan iki aşamalı barış planı, Tahran yönetiminin reddiyle diplomatik çıkmaza sürüklendi. İran, ilk aşamada derhal 45 günlük ateşkes ve Hürmüz Boğazı’nın açılması; ikinci aşamada ise nükleer program ve yaptırımlar üzerine kalıcı barış müzakerelerinin hedeflendiği ateşkes planını güvenlik garantileri ve ulusal çıkarlar gerekçesiyle kabul etmeyeceğini duyurdu.
Planın sahadaki diplomasi trafiğinde, Asim Munir’in ABD Başkan Yardımcısı ve İran Dışişleri Bakanı ile üst düzey temaslarda bulunduğu belirtilirken, “İslamabad Anlaşması” adıyla anılan teklif her iki tarafa da iletildi. Ancak Tahran yönetimi, İran’ın ulusal güvenlik endişelerini ve nükleer haklarla ilgili hassasiyetlerini gerekçe göstererek teklife sıcak bakmadığını duyurdu. İran, mevcut şartlarda bu tür bir ateşkes ve müzakere teklifini reddettiğini açıklayarak, savaş koşullarının kendi belirlediği şekilde sona ermesi gerektiğini vurguladı.
TALEPLER MANTIKSIZ
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran’daki haftalık basın toplantısında, ABD ile yürütülen arabulucular üzerinden mesaj trafiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekayi, Washington’un daha önce ilettiği 15 maddelik teklifin “aşırı ve mantıksız talepler” içerdiğini belirterek, İran’ın ulusal çıkarları doğrultusunda yanıtını hazırladığını ve gerekli görüldüğünde paylaşılacağını söyledi.
Bekayi, diplomasinin önemine işaret ederek, askeri sahadaki mücadeleyle paralel olarak diplomatik adımların da sürdüğünü vurguladı. Ateşkesin yalnızca toparlanma anlamına geldiğini belirten Bekayi, İran’ın hedefinin saldırıların tekrarlanmayacağı kalıcı bir anlaşma olduğunu kaydetti.
"ABD-İSRAİL PLANLADIKLARI HEDEFE ULAŞAMADI"
İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, yarı resmi Fars Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail ile sürdürülen çatışmalarda muhataplarının planladıkları hedeflere ulaşamadığını ve sahada yenilgiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Ekreminiya, "Gelecekteki saldırıları engellemek için düşmanı pişmanlık duyacağı noktaya getirene kadar savaşa devam edeceklerini" söyledi. Sözcü, bu hedefin yalnızca duygusal bir söylem olmadığını, aynı zamanda İran’ın güvenlik ve savunma stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
Tuğgeneral Ekreminiya, İran’ın caydırıcılık kapasitesini artırmak için bu aşamaya ulaşmanın zorunlu olduğunu savunarak, bu seviyeye gelindiğinde düşmanın ileride İran’a karşı harekete geçme cesaretinin kırılacağını söyledi. Bu bağlamda, savaşın sürdürülmesinin hedefinin yalnızca mevcut çatışmayı kazanmak değil, gelecekte benzer saldırıların önüne geçecek bir caydırıcılık ortamı oluşturmak olduğunu belirtti. İran Ordusu Sözcüsü, bu stratejinin ülkenin ulusal güvenliğini güçlendirmeye yönelik kararlı bir adım olduğunu dile getirdi.
TRUMP'IN AÇIKLAMASININ ARDINDAN GELDİ
Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a verdiği süreyi uzatmasının hemen ardından geldi. Trump’ın daha önce duyurduğu 10 günlük süre pazartesi akşamı dolmak üzereyken, ABD lideri bu süreyi son anda 20 saat daha uzatmıştı. Trump, Axios’a verdiği demeçte, İran ile “yoğun müzakereler” yürütüldüğünü belirterek anlaşma ihtimalinin yüksek olduğunu savunmuş ancak “İhtimal yüksek, ancak anlaşma yapmazlarsa oradaki her şeyi havaya uçuracağım” tehdidinde bulunmuştu.
TÜRKİYE ARABULUCULAR ARASINDA
Öte yandan diplomatik temaslar yalnızca doğrudan mesajlarla sınırlı değil. Taraflar arasında Türkiye’nin de aralarında bulunduğu arabulucular üzerinden yürütülen çok kanallı bir müzakere trafiği dikkat çekiyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu Elçisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi arasında doğrudan mesajlaşmaların sürdüğü, ayrıca Türk, Pakistanlı ve Mısırlı arabulucuların süreci desteklediği belirtiliyor.





