İran’daki protestoların ve iletişim karartmasının gölgesinde Kuzey Kıbrıs’a yönelik yeni bir göç dalgası oluştuğu iddia ediliyor. Kıbrıs Postası’na konuşan bir İranlı, hem rejimden kaçan muhaliflerin hem de rejime yakın grupların KKTC’yi “güvenli alan” olarak seçtiğini, özellikle İskele bölgesinde tehlikeli bir yapılanma oluştuğunu söyledi.
İran’da haftalardır devam eden protestolar ve ülke genelinde uygulandığı söylenen iletişim karartması, yurtdışına yönelik yeni bir kaçış dalgasını da beraberinde getirdi. Güvenlik endişesi nedeniyle ismini vermek istemeyen ve 10 yılı aşkın süre Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan bir İranlı, Kıbrıs Postası’na çarpıcı iddialarda bulundu.
“İNTERNET VE TELEFON HATLARI 4 GÜNDÜR BÜYÜK ÖLÇÜDE KESİK”
Kaynak, İran genelinde 4 gündür internet ve telefon hatlarının büyük ölçüde kesildiğini, özellikle gece saatlerinde elektriklerin de sık sık devre dışı bırakıldığını belirterek, yaşananların bilinçli bir karartma politikası olduğunu söyledi.
“Kimse sevdiklerine ulaşamıyor. Babaanneme günlerdir ulaşamıyorum. Yaşıyor mu, güvende mi, bilmiyoruz. Bu belirsizlik insanı içten içe tüketiyor” diyen kaynak, ülkede sivillere karşı gerçek mermi kullanıldığına dair sahadan çok sayıda bilgi geldiğini ifade etti.
“HASTANELER BİLE HEDEF ALINIYOR” İDDİASI
Kaynağın aktardığına göre, bazı bölgelerde hastanelerin dahi saldırıya uğradığına dair ciddi iddialar bulunuyor. İçlerinde yaşlılar, çocuklar ve tedavi gören sivillerin olduğu sağlık merkezlerinin hedef alınmasının insanlığa karşı suç niteliği taşıdığı vurgulandı.
KKTC, YENİ “GÜVENLİ ALAN” MI?
İran’daki kaos ortamının, hem rejimden kaçan muhalifleri hem de rejime yakın bazı grupları yurtdışına yönlendirdiğini söyleyen kaynak, Kuzey Kıbrıs’ın son dönemde bu hareketlilikten payını aldığını belirtti.
ABD ve Avrupa Birliği’nin yaptırım listelerinde yer alan Devrim Muhafızları’na bağlı bazı unsurların da “geçici çıkış” ve güvenli alan arayışı içinde olduğuna dair raporlar bulunduğunu ifade eden kaynak, KKTC’nin bu çerçevede tercih edilen noktalardan biri olduğuna yönelik ciddi duyumlar aldıklarını söyledi.
İSKELE’DE “FİŞLEME VE TEHDİT’’ İDDİASI
Kıbrıs Postası’na ulaşan bilgiler ise iddiaları daha da ağırlaştırıyor. Buna göre, İran rejimine yakın olduğu öne sürülen bir grubun özellikle İskele bölgesinde çeşitli konutlarda ikamet ettiği ve KKTC’ye sığınan İranlı muhalifleri fişlediği ileri sürülüyor.
Söz konusu grubun, rejim karşıtı İranlıları tespit edip kimlik bilgilerini topladığı ve bazı kişileri ölümle tehdit ettiği yönündeki iddialar, güvenlik boyutunda ciddi endişelere yol açıyor.
Kaynak, bu durumun yalnızca İranlılar arasında bir korku iklimi yaratmakla kalmadığını, aynı zamanda KKTC’nin güvenliği açısından da görmezden gelinmemesi gereken bir risk haline geldiğini söyledi.
“SESSİZLİK TARAFSIZLIK DEĞİL”
Yaşananları sadece bireysel kaçışlar olarak görmenin büyük bir hata olacağını vurgulayan kaynak, “Bu, yaşananların üzerini örtmeye yönelik daha geniş bir politikanın parçası. Hem muhalifleri kontrol etmek hem de rejim kadrolarını güvenli bölgelere taşımak istiyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
Uluslararası kamuoyunun ve bölgesel aktörlerin İran’da yaşananlara karşı sessizliğini de eleştiren kaynak, “Bu karanlık enerji ya da altyapı sorunu değil, halkın sesini boğma politikasıdır. Buna sessiz kalmak tarafsızlık değildir; suça ortak olmaktır” dedi.
Öte yandan Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan İranlılar, çarşamba günü İran'daki iktidarı protesto etmek amacıyla Lefkoşa'da yürüyüş düzenleyecek.
Kıbrıs Postası, hem İranlı muhaliflerin hem de rejim yanlısı yapıların KKTC’ye yöneldiği yönündeki iddiaları ve İskele merkezli güvenlik endişelerini yakından izlemeye devam edecek.