Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasına ilişkin davada dördüncü duruşma, kamuoyunda yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Mahkeme, kusuru bulunduğu iddia edilen 6 kamu görevlisinin tamamının serbest bırakılmasına karar verdi. Kararın ardından Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Esendağlı, mahkemenin daha alt pozisyonlarda görev yapan bazı sanıklar yönünden, suçla bağlantılı mahkûmiyet kurulmasını gerektirecek herhangi bir hususun bulunmadığı kanaatine vardığını belirtti. Buna karşın Osman Bulut, Mehmet Salih Alkayış ve Bilal Balcı’nın suçlu bulunarak Türk Ceza Kanunu’nun 85/2 maddesi kapsamında, bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verme suçundan mahkûm edildiğini aktardı.
CEZA 10 YILA DÜŞÜRÜLDÜ
Hasan Esendağlı, mahkemenin bu üç sanık için müşterek bir ceza belirlediğini; önce 9 yıl hapis, ardından artırım uygulanarak 12 yıl, son olarak takdiri indirimle 10 yıl hapis cezasına hükmedildiğini söyledi.
Ancak Esendağlı’nın asıl eleştirisi, kararın duruşmadan yalnızca 20 dakika sonra ve gerekçesiz açıklanması oldu. Gerekçeli kararın daha sonra yazılacağının bildirildiğini kaydeden Esendağlı, “Bu kadar kısa sürede verilen bir hüküm, kararın duruşma başlamadan önce zihinlerde şekillendiği izlenimini doğuruyor” dedi.
TUTUKLAMA YOK, TEPKİ BÜYÜK
Kararın en çok tepki çeken yönünün, hiçbir sanığın tutuklanmaması olduğunu vurgulayan Esendağlı, 10 yıl hapis cezası alan sanıklar hakkında yalnızca adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verildiğini, tutuklama taleplerinin reddedildiğini ifade etti.
Bu durumun Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında mahkemenin takdirinde olduğunu belirten Esendağlı, Türkiye’deki yargılama sisteminin KKTC’den farklı işlediğine dikkat çekti. Esendağlı, başka bir dosyada 16 yıl hapis cezası almasına rağmen tutuklanmayan Hasan Arslan örneğini hatırlatarak, bugün 10 yıl ceza alan sanıkların da serbest bırakılmasının kamu vicdanında ciddi rahatsızlık yarattığını söyledi.