İskele’de denize sıfır konumdaki ve imar planlarında ormancılık dışı faaliyetlere kapalı olduğu belirtilen kamuya ait orman arazisinde yaşanan tahribat, tartışmaları beraberinde getirdi. Bölgedeki ekolojik yıkım iddiaları üzerine açıklama yapan İskele Gençlik Derneği, bunun yalnızca çevresel bir sorun değil, tüm canlıların yaşam hakkını ve kamusal kaynaklara eşit erişim hakkını ilgilendiren ciddi bir kamu meselesi olduğunu vurguladı.
Basına yansıyan bilgilerde, söz konusu ormanlık alanın düşük bedelle uzun süreli kiralandığı, mevzuata rağmen inşaat faaliyetlerine izin verildiği ve yasak olmasına karşın ağaç kesimi yapıldığı ifade ediliyor. Dernek, planlama, ruhsatlandırma ve denetim süreçlerinin hangi gerekçelerle işletildiğinin veya işletilmediğinin kamuoyuna hâlâ açık biçimde açıklanmadığını belirtti.
Açıklamada, KKTC mevzuatının orman alanlarını kamu malı olarak tanımladığı, bu alanların korunarak gelecek nesillere aktarılmasının devletin asli görevleri arasında bulunduğu hatırlatıldı. Fasıl 60 Orman Yasası’nın orman arazilerinde izinsiz kesimi ve ormancılık dışı faaliyetleri yasakladığı; 55/1989 İmar Yasası ve yürürlükteki imar planlarının da bu bölgelerde yapılaşmayı istisnai ve sıkı koşullara bağladığı ifade edildi. Ayrıca KKTC Anayasası’nın çevrenin korunmasına ilişkin hükümlerinin, sağlıklı çevrede yaşama hakkını temel bir hak olarak düzenlediğine dikkat çekildi.
Dernek, iddiaların mevzuata uygunluğunun yetkili makamlarca “açık, denetlenebilir ve kamuoyunu tatmin edecek şekilde” ortaya konmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu belirterek şu görüşü dile getirdi:
“Doğal alanların rant odaklı yaklaşımlarla geri dönülmez biçimde yok edilmesi, gençlerin temiz bir çevrede yaşama hakkını gasp etmektir. Kamusal arazilerin kamu yararı dışında kullanılması ise genç kuşakların geleceğine ipotek koymaktır.”
Sürece ilişkin kamuoyuna açıklama yapan tek paydaşın Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu açıklamanın planlama ve ruhsatlandırma boyutuna dair sorumluluğu üstlenmekten uzak kaldığı ifade edildi. Dernek, bunun yetkili makamların hesap verebilirlik mekanizmalarına gereken özeni göstermediğini ortaya koyduğunu savundu.
Gençlerin bu ülkenin karar süreçlerinde yalnızca sonuçlara katlanan değil, eşit ve söz sahibi yurttaşlar olduğu vurgulanan açıklamada, ormanların yok sayılarak alınan her kararın geleceğe dair umut ve yaşam alanlarını daralttığı belirtildi.
Dernek yetkilileri yetkili kurumlara üç maddelik çağrıda bulundu:
-Kiralama, planlama ve ruhsat süreçlerine ilişkin tüm belgelerin kamuoyuna açıklanması,
-Orman alanlarında gerçekleştiği iddia edilen tahribat hakkında bağımsız ve etkili bir soruşturma başlatılması,
-Kamu yararı ve çevre hakkını ihlal eden uygulamalara dair tüm hukuki ve idari sorumlulukların şeffaf biçimde ortaya konması.
İskele Gençlik Derneği, açıklamasını “Gençlerin geleceği, halkın geleceğidir” ifadeleriyle tamamladı.






