Bu kişilerin, İsrail sınırını geçmeye çalışan Suriyeli silahlı unsurlar değil, Suriye'ye sızıp geri dönmekte olan fanatik Yahudiler olduğu ortaya çıktı.

İsrail Kamu Yayın Kurumu KAN’ın geçtiğimiz hafta yayımladığı ve İsrail ordusunun Associated Press'e (AP) teyit ettiği bu olay, Suriye'ye birçok sızma girişimi gerçekleştiren ve burada Yahudi yerleşim birimleri kurmayı uman marjinal bir İsrailli yerleşimci grubuna dikkat çekilmesine katkı sağladı.

İsrail ordusu, Suriye'nin güneyindeki bölgeyi bir yıldan uzun süredir işgal altında tutuyor. Ancak bölgede sivil yerleşimci gruplarının sızma girişimleri, ancak yakın zamanda düzenli bir olguya dönüştü.

Sayıları onlarca kişiyle sınırlı olduğu tahmin edilen bu gruplar, son haftalarda birkaç günde bir İsrail'den Suriye'ye sınırı geçmeye çalışıyor. Ancak bu girişimlerin engellenmesi sorumluluğunu ordu üstleniyor. Çoğu İsrailli bu grupları marjinal bir hareket olarak değerlendirse de İsrail içindeki daha geniş yerleşimci hareketi, ülkenin aşırı sağcı hükümetinden güçlü destek görüyor.

Suriye'ye yönelik sızma girişimlerinin arkasındaki en önde gelen gruplar, Tevrat'taki Başan bölgesine atfen Rovvad el-Başan (Başan Öncüleri) olarak biliniyor.

Grup, Suriye içinde Yahudi yerleşim birimleri kurmayı hedefleyen aşırı sağcı İsrailli aktivistlerden oluşuyor. Grup, Suriye'nin güneybatısında Kuneytra, Deraa ve Suveyda eyaletlerini kapsayan bir bölgeyi hedef alıyor.

Bu bölgenin bir kısmını oluşturan ve Hermon (Şeyh) Dağı zirvesini kapsayan alan, eski Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed rejinin düşmesinden kısa bir süre sonra, 2024 yılının aralık İsrail tarafından ‘tampon bölge’ olarak ilan edildi.

Grup üyeleri, bu topraklar üzerinde tarihi bir hakları olduğunu iddia ediyor ve buradaki varlıklarının, İsrail'in 1967 savaşı sırasında Suriye'den ele geçirdiği ve daha sonra çoğu uluslararası toplum tarafından tanınmayan bir adımla ilhak ettiği Golan Tepeleri'ni savunmasına yardımcı olacağını düşünüyor.

Bazıları, İsrail'in bu bölgelerdeki yerleşim faaliyetlerinin, geçtiğimiz yıl Dürzi gruplar, Bedevi aşiretleri ve Suriye hükümetine bağlı güvenlik güçleri arasında patlak veren şiddet olaylarının ardından, Dürzi azınlığa mensup kişilere koruma sağlayacağını iddia ediyor. Bu şiddet olayları, mezhepsel intikam saldırılarında yüzlerce sivilin hayatını kaybetmesine yol açmıştı.

Bu bağlamda Rovvad el-Başan Hareketi liderlerinden Amos Azarya, grubun amacının, komşu Sünni çoğunluklu bölgeleri boşaltarak İsrail'den Dürzi çoğunluklu Suveyda’ya bir ‘insani koridor’ oluşturmak olduğunu belirtti. İsrail'in işgal ettiği Batı Şeria'daki Ariel Üniversitesi'nde bilgisayar bilimleri profesörü olan Azarya, “Deraa bölgesinin tamamı, bizi yok etmeye çalışan düşmanlardan temizlenmeli ve yerine Yahudi yerleşim birimleri yerleştirilmeli” şeklinde konuştu.

Grup, İsrail'in kontrolündeki Golan Tepeleri'ne bitişik olarak Suriye'nin güneyinde bir Yahudi yerleşim çekirdeği oluşturmayı hedefliyor. İbranicede ‘genç yerleşim’ anlamına gelen ‘yerleşim çekirdeği’ terimi, yerleşimcilerin, yerleşmek istedikleri topraklardaki küçük noktaları tanımlamak için kullandıkları bir ifadedir.

Yerleşimciler genellikle, İsrail hükümetinin bir gün bu bölgelere meşruiyet kazandıracağı umuduyla yerleşim çekirdekleri kuruyor. İnsan hakları kuruluşlarına göre yerleşimci şiddetinin ve Filistinlilerin yerinden edilmesinin başlıca nedenlerinden biri sayılan işgal altındaki Batı Şeria'daki birçok Yahudi yerleşim biriminin başlangıcı da bu şekilde gerçekleşti.

Dikkati çeken husus, şimdiye kadar Suriye'ye yönelik sızma girişimlerinin kısa süreli kalması oldu. Ordu, aktivistler herhangi bir şey inşa etmeden önce onları uzaklaştırdı. Grubun sosyal medya platformu X’teki hesabında 5 Temmuz tarihinde paylaşılan video kayıtları, askerlerin dağıtmaya çalıştığı, elleri birbirine kenetli bir grup dindar gencin yere oturduğunu gösteriyor.

Başka bir video kaydı, askerlerin bazı aktivistleri iterek ellerini arkalarından bağladığını gösteriyor. Grubun nisan ayında paylaştığı bir video kaydı ise, İsrail askerlerinin gözetiminde, Kuneytra'daki Suriyeli Hader köyünün yakınında olduğu iddia edilen bir evin çatısında onlarca aktivistin İsrail bayrakları sallayıp slogan attığını gösteriyor.

İsrail ordusu ise, grubun operasyonlarını tehlikeye attığını açıklayarak, sınırı geçen sızma girişimlerine karşı kararlı bir tutum sergilediğini vurguladı. Grubu, askerlerin dikkatini askeri operasyonlardan uzaklaştırdığı ve güvenliklerini tehlikeye attığı gerekçesiyle defalarca kez kınayan İsrail ordusu, sınırı geçerken yakalanan sivilleri gözaltına alıp polise teslim ettiğini, ‘hukuk uygulama makamlarının sorumluları adalete teslim etmesini beklediğini’ belirtti.

İsrail televizyonu Kanal 12, geçtiğimiz hafta, bu kişilere şimdiye kadar herhangi bir suçlama yöneltilmediğini bildirdi. Suriye topraklarına sızanlar, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin bazı üyelerle yakın ilişkileri olduğunu belirtiyor. Birçok bakan zaten davalarına destek verdiklerini açıkladı. Grubun sosyal medya hesapları, hükümetten en az iki bakanla, Amichai Eliyahu ve Şlomo Karhi ile gerçekleştirilen toplantıları belgeliyor. Azarya, "Hükümette dostlarımızdan ve birçok Knesset üyesinden destek alıyoruz" ifadelerini kullandı.

Suriye ve Lübnan hükümetleri, askeri işgale ilişkin daha büyük endişe duyuyor. Suriyeli yetkililer, İsrailli yerleşimci gruplarının Suriye'ye girme girişimlerine ilişkin açıkça yorum yapmadı. Suriye hükümeti, İsrail'in Suriye'nin güneyini işgalini kınadı ve İsrail güçlerinin çekilmesi ile uluslararası toplumun müdahalesi çağrısını sürdürüyor. İsrail güçleri, tampon bölgenin dışındaki Suriye bölgelerinde sızma girişimleri ve baskınlar gerçekleştirdi, bazen yerel sakinlerle çatıştı; bu kişiler giderek artan şekilde girişlerini engellemek için yolları kapatmaya başvurdu.

Öte yandan Lübnan hükümeti, Lübnan'ın güneyine sızan ‘Uri Tzafon’ (Uyan, Ey Kuzey) adlı marjinal bir İsrailli yerleşimci grubu görmezden gelmeyi tercih etti. Suriyeli yetkililer gibi, Lübnan hükümeti de İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinden çekilmesi talebine odaklandı.

Bununla birlikte bazıları, yerleşimci gruplarının tamamen göz ardı edilmesi konusunda uyardı. Bu bağlamda Lübnan Başbakan Yardımcısı Tarık Mitri, Uri Tzafon grubunun ülkeye girme girişimlerine ilişkin X platformunda yaptığı paylaşımda “Bunun küçük ve marjinal bir grup olduğu doğru ve İsrail ordusunun emriyle geri çekildi” yazdı.

Jeopolitik riskler Brent petrolü 89,50 dolara taşıdı
Jeopolitik riskler Brent petrolü 89,50 dolara taşıdı
İçeriği Görüntüle

Ancak Mitri, Batı Şeria'daki yerleşim hareketinin, ‘Gush Emunim’ (İmanlılar Bloğu) olarak bilinen ve o dönemde bazı engel ve zorluklarla karşılaşan küçük bir grup olan, kuşatılmış sağcı dini aktivistlerden oluşan bir gruptan başladığına dikkati çekti.