Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında Davos’ta yaptığı açıklamalardan geri adım attığı yönündeki iddialarını kesin bir dille yalanladı.
Başkent Ottawa’da kabine toplantısı öncesinde basına konuşan Carney, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı son telefon görüşmesinde Davos’ta dile getirdiği değerlendirmelerin arkasında olduğunu açıkça ifade ettiğini söyledi.
“Kesinlikle açık olmak gerekirse, bunu Başkan’a da söyledim. Davos’ta söylediklerimin arkasındayım” diyen Carney, Kanada’nın ABD’ye olan ekonomik bağımlılığını azaltmak amacıyla yeni ticaret anlaşmaları üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Carney, Kanada’nın ABD ticaret politikasındaki değişimi erken fark eden ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Biz de buna yanıt veriyoruz” ifadelerini kullandı. Önümüzdeki 6 ay içinde 4 kıtada toplam 12 yeni ticaret anlaşması yapmayı hedeflediklerini Trump’a aktardığını kaydeden Carney, bu planların ABD Başkanı üzerinde etkili olduğunu dile getirdi.
İki liderin telefon görüşmesinde ayrıca Çin ile ilişkiler, Ukrayna, Venezuela ve Arktik bölgesindeki güvenlik konularının da ele alındığı belirtildi.
Bessent’ten ‘geri adım’ iddiası
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Fox News’e yaptığı açıklamada, Trump’ın Kanada’ya yönelik yüzde 100 gümrük vergisi tehdidinin “Kanada için felaket olacağını” savunmuş, Trump ile Carney arasındaki telefon görüşmesinin ardından Kanada Başbakanı’nın Davos’taki açıklamalarına ilişkin tonunu yumuşattığını öne sürmüştü.
Bessent, “Başbakan Carney, Davos’ta yaptığı talihsiz açıklamalardan oldukça net şekilde geri adım attı” ifadelerini kullanmıştı.
Davos’ta ne söylemişti?
Mark Carney, Davos’taki konuşmasında dünyanın bir geçiş sürecinde değil, “kopuşun eşiğinde” olduğunu savunmuş; son 20 yılda yaşanan finansal, sağlık ve jeopolitik krizlerin aşırı küresel entegrasyonun risklerini ortaya koyduğunu ifade etmişti.
Kurallara dayalı uluslararası sistemin büyük güç rekabetiyle zayıfladığını dile getiren Carney, ABD’nin küresel etkisine dolaylı göndermelerde bulunarak orta ölçekli ülkelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulamış, “Eğer masada değilseniz, menüdesiniz” sözleriyle dikkat çekmişti.





