Gönüllü psikiyatristler, psikologlar, akademisyenler ve eğitimcilerden oluşan Çalışma Grubu, kadın cinayetlerinin yalnızca bireysel öfke, kıskançlık ya da psikolojik sorunlarla açıklanamayacağını vurguladı. Açıklamada, şiddetin önemli bir bölümünde kadın üzerinde kontrol kurma, hak iddia etme ve kontrolün kaybedilmesini kabul etmeme davranışlarının görüldüğüne işaret edildi.

Grup, birçok kadın cinayetinin öncesinde tehdit, ısrarlı takip, aşağılama, ekonomik şiddet, fiziksel veya cinsel şiddet gibi işaretlerin bulunduğunu belirterek, her olaydan sonra yalnızca “Neden öldürdü?” sorusunun değil, “Bu kadın öldürülmeden önce nasıl korunabilirdi?” sorusunun da sorulması gerektiğini kaydetti.

“Devletin sorumluluğu cinayetten önce yaşamı korumaktır”

Kadına yönelik şiddetin özel hayat meselesi olarak görülemeyeceği belirtilen açıklamada, şiddetin insan hakları, halk sağlığı, adalet ve toplumsal güvenlik sorunu olduğu ifade edildi.

Çalışma Grubu, kadın cinayetlerinin kader olmadığını ve önlenebileceğini vurgulayarak, devletin sorumluluğunun yalnızca cinayet sonrasında faili yakalamak ve cezalandırmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.

Açıklamada, sağlık, sosyal hizmetler, polis ve adalet sistemlerinde standart şiddet ve ölüm riski değerlendirmelerinin uygulanması, tehdit ve ısrarlı takip vakalarının ciddiye alınması, yüksek risk altındaki kadınların hızlı şekilde belirlenerek koruma mekanizmalarının devreye sokulması gerektiği kaydedildi.

Kadınların kolay ve güvenli biçimde ulaşabileceği destek hatlarının, kriz merkezlerinin ve güvenli barınma olanaklarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, ilgili kurumlar arasında etkin koordinasyon ve bilgi paylaşımının sağlanması çağrısı yapıldı.

Her kadın cinayeti bağımsız olarak incelenmeli

Çalışma Grubu ayrıca, şiddet uygulayan kişilere yönelik yalnızca cezalandırıcı değil, şiddet riskini azaltmayı hedefleyen müdahale programlarının geliştirilmesini ve çocukluktan itibaren toplumsal cinsiyet eşitliği, karşılıklı saygı, kişisel sınırlar, rıza ve şiddetsiz ilişki kurmaya yönelik eğitim politikalarının uygulanmasını istedi.

Küçük bir toplumda mağdur, fail ve yardım alınabilecek kişilerin birbirlerini tanıyabilmesinin kadınların destek aramasını güçleştirebildiğine de dikkat çekilen açıklamada, başvuru mekanizmalarının gizlilik ve güven esasına göre işletilmesinin önemine vurgu yapıldı.

Sucuoğlu Görevi Berova’dan Devraldı
Sucuoğlu Görevi Berova’dan Devraldı
İçeriği Görüntüle

Grup, her kadın cinayetinin ardından bağımsız ve çok disiplinli bir vaka incelemesi yapılmasını da önerdi. Kadının daha önce hangi kurumlarla temas ettiği, riskin hangi aşamalarda fark edilebileceği ve hangi müdahalelerin yapılıp yapılmadığının sistematik biçimde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada, “Amaç yalnızca geçmişte kimin hata yaptığını belirlemek değil, aynı hatanın bir sonraki vakada tekrarlanmasını önlemektir” denildi.

Kıbrıs Travma, Afet ve Kriz Çalışma Grubu, kadın cinayetlerine karşı sıfır toleransın yalnızca bir slogan olmaması gerektiğini belirterek devlet, adalet sistemi, kolluk, sağlık ve sosyal hizmetler, eğitim kurumları, medya, meslek örgütleri ve toplumun ortak sorumluluk üstlenmesi çağrısında bulundu.

Açıklama, “Kadınlar öldürüldükten sonra adalet istemek zorunda kalmayalım. Kadınları yaşarken koruyacak sistemi şimdi kuralım” ifadeleriyle son buldu.