Koldaş, Olgun’un rahatsızlığının ilk dönemlerinde yoğun ağız kuruluğu, susuzluk, sık idrara çıkma ve halsizlik gibi şikâyetler yaşadığını belirtti. Yapılan tetkiklerde açlık kan şekerinin 580, HbA1c değerinin ise 16,1 çıktığını ifade eden Koldaş, Olgun’a diyabet tanısı konularak insülin tedavisine başlandığını aktardı.

Bu tablodan yalnızca üç ay önce yapılan kan tahlillerinde benzer bir bulguya rastlanmadığını vurgulayan Koldaş, diyabetin kısa sürede ve ağır şekilde ortaya çıkmasının altında başka bir neden bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini savundu.

Yaklaşık bir buçuk yıl sonra Olgun’da sarılık, halsizlik, iştahsızlık ve mide bulantısı geliştiğini belirten Koldaş, yapılan kontrollerde önce safra yollarında tıkanıklık, ardından pankreasta kitle tespit edildiğini ve hastalığın uzak bölgelere de yayıldığının anlaşıldığını söyledi.

Ece Erken'in yazlık isyanı sürüyor
Ece Erken'in yazlık isyanı sürüyor
İçeriği Görüntüle

Koldaş, süreci değerlendiren doktorla ilgili olarak, “O gün daha ileri araştırma yapılsaydı Soner’in hastalığı daha erken yakalanabilir miydi?” sorusuna yanıt arayacağını belirtti.

Paylaşımında herhangi bir kişiyi hukuken suçlu ilan etmediğinin altını çizen Koldaş, ellerindeki kan tahlilleri, raporlar ve görüntülemeleri bağımsız uzmanlara ve gerekli mercilere sunacaklarını açıkladı.

Koldaş, Soner Olgun’un kendisi için yalnızca “eski eşi” olmadığını ifade ederek, “Kızımın babası, en yakın arkadaşım, yol arkadaşım ve hayatımın çok büyük bir parçası” sözlerini kullandı.

“Soner’in hayatından kaybedilmiş olabilecek bir günün bile cevabını aramak istiyorum” diyen Koldaş, sürecin tıbbi ve hukuki yönden incelenmesini talep edeceğini belirtti.