KTİMB tarafından yapılan açıklamada, ülkede kâğıt üzerinde doğru görünen birçok uygulamanın denetimsizlik, siyasi çıkarcılık ve keyfi yönetim anlayışı nedeniyle amacından saptığı belirtilerek, bunun bedelini hem sektörün hem de halkın ödediği ifade edildi.
Açıklamada, şehirlerde yaşanan altyapı çöküşü, plansızlık, trafik ve otopark sorunlarının temel nedenlerinden birinin, tahsil edilen harçların yasal amacına uygun kullanılmaması olduğu kaydedildi. Seyrüsefer ruhsat harçlarının “yol yıpranma bedeli” adı altında toplandığına dikkat çekilen açıklamada, bu kaynakların yollar için kullanılması halinde bugünkü çukur, çamur ve bakımsızlık tablosunun yaşanmayacağı savunuldu.
Belediyeler tarafından müteahhitlerden tahsil edilen otopark katkı paylarının da amacına uygun kullanılmadığı ileri sürülen açıklamada, bu kaynakların doğru değerlendirilmesi halinde katlı otoparkların yapılmış olacağı ve şehirlerin nefes alacağı belirtildi.
KTİMB, müteahhitlerden ve vatandaşlardan tahsil edilen tüm ruhsat ve altyapı harçlarının yasa ile zorunlu olarak altyapı yatırımlarına yönlendirilmesini talep etti. Birlik, toplanan kaynakların nereye harcandığının şeffaf biçimde denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca, müteahhitlerin yasal harçları ödemelerine rağmen hukuki dayanağı olmayan ek taleplerle karşı karşıya bırakıldığı, bu talepleri reddedenlerin ise “inşaat durdurma”, “mühürleme” ve baskı yöntemleriyle tehdit edildiği iddia edildi.
KTİMB, üyelerinin yasal haklarını sonuna kadar savunacağını, gerekli hukuki süreçleri başlattığını ve mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini duyurdu.