Bu avantaj, küresel ve yerel ekonomik zorlukların sürdüğü bir dönemde, lojistik sektörü ve hanehalkı bütçesi için kritik bir koruma sağlamaktadır.
Bölgesel Fiyat Makası Net Bir Şekilde Görülüyor:
Özellikle üretim turizim ve taşımacılığın temel girdisi olan Euro Dizel yakıtında Kuzey Kıbrıs, bölgedeki en uygun pazar konumunu sürdürmektedir. Güney Kıbrıs’taki pompa fiyatları Kuzey Kıbrıs’a göre litre başına 32,24 ₺ (%48,12) daha yüksek seviyede seyrederken, Türkiye’deki dizel fiyatları ise KKTC'ye kıyasla 16,00 ₺ (%23,88) daha yukarıdadır.
Bölge ülkelerinin pompa fiyatları ve Kuzey Kıbrıs’a kıyasla oluşan güncel fiyat farkları şu şekildedir:
|
Yakıt Türü |
KKTC Pompa Fiyatı |
Güney Kıbrıs Fiyatı & KKTC'ye Göre Fark |
Türkiye Fiyatı & KKTC'ye Göre Fark |
|
Euro Dizel |
67,00 ₺ |
99,24 ₺ (+%48,12 daha pahalı) |
83,00 ₺ (+%23,88 daha pahalı) |
|
Kurşunsuz 98 |
69,12 ₺ |
93,10 ₺ (+%34,70 daha pahalı) |
Mevcut Değil |
|
Kurşunsuz 95 |
68,12 ₺ |
88,09 ₺ (+%29,32 daha pahalı) |
73,00 ₺ (+%7,16 daha pahalı) |
Brüt Asgari Ücretlerin Yakıt Satın Alma Gücü:
Akaryakıttaki düşük vergi yapısı, ülkelerdeki güncel brüt asgari ücretler üzerinden hesaplanan "Aylık Dizel Alım Kapasitesi" verilerinde de net bir fark ortaya koymaktadır
(1 EUR = 55,75 TL kuru esas alınmıştır):
- Kuzey Kıbrıs’ta 70.893 TL olan brüt asgari ücret karşılığında 1.058 litre dizel alınabilmektedir.
- Güney Kıbrıs’ta 1.088 Euro (60.656 TL) olan brüt asgari ücret karşılığında 611 litre dizel alınabilmektedir.
- Türkiye’de 33.030 TL olan brüt asgari ücret karşılığında 398 litre dizel alınabilmektedir.
Kuzey Kıbrıs’taki brüt asgari ücret; Güney Kıbrıs’takine göre ayda 447 litre (%73,12), Türkiye’dekine göre ise 660 litre (%165,89) daha fazla dizel yakıt hacmini karşılayabilmektedir.
"Akaryakıttaki Net Avantaja Rağmen Temel Gıda ve Tüketim Malzemelerindeki Pahalılık Ortadadır"
Ortaya çıkan bu tablo, halkın günlük yaşamda hissettiği ekonomik gerçeklerle bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Kuzey Kıbrıs'ta akaryakıt üzerindeki vergi yükünün yok denecek düzeyde tutulması, pompa fiyatlarının bölgeye göre çok net bir şekilde ucuz kalmasını sağlamakta ve nakliye, turizim ve taşımacılık gibi lokomotif sektörlerimizi korumaktadır.
Ancak akaryakıttaki bu net fiyat avantajı tek başına yeterli değildir. Temel gıda maddeleri ve günlük tüketim malzemelerindeki yüksek fiyatlar, halkın üzerindeki hayat pahalılığı yükünü tırmandırmaya devam etmektedir. Vatandaşın bütçesini rahatlatmak ve geçim sıkıntısının önüne geçmek adına; gıda ve temel tüketim ürünlerindeki kontrolsüz fiyat artışlarını durduracak somut ve net adımların acilen atılması gerekmektedir.
Akaryakıttaki düşük vergi politikasıyla sağlanan bu koruyucu modelin devam ettirilmesi ve çarşı-pazardaki genel fiyat istikrarını sağlayacak çözümlerin devreye sokulması büyük önem arz etmektedir.





