Liberal Demokrasi Hareketi, taşımacılık alanında uygulanan T izni sistemiyle ilgili yazılı bir açıklama yaparak mevcut uygulamanın serbest rekabeti sınırladığını ve piyasaya girişte engel oluşturduğunu savundu.
Açıklamada, T izni sisteminin bugün “serbest rekabeti sınırlayan, piyasaya giriş bariyeri yaratan ve zamanla ayrıcalık üreten bir yapıya dönüştüğü” ifade edilirken, sorunun denetimin varlığı değil, denetimin “kapalı, sınırlı ve büyük ölçüde idari takdire bağlı biçimde yürütülmesi” olduğu kaydedildi.
T izinlerinin bakanlık ya da izin kurulları eliyle sınırlı sayıda dağıtıldığı belirtilen açıklamada, “kimlerin bu işi yapabileceğine piyasanın talebi ya da vatandaşın ihtiyacı değil, kapalı bir idari mekanizma karar vermektedir” denildi.
Mevcut yapının ulaşımı fiilen kamusal bir hizmet alanı olmaktan çıkardığı ileri sürülen açıklamada, sınırlı izin sisteminin “hizmet kalitesini artırmak yerine piyasayı daralttığı, rekabeti teşvik etmek yerine korumacılığı beslediği” savunuldu. Bunun sonucunda yurttaşların daha pahalı ve sınırlı bir hizmetle karşılaştığı, çalışmak isteyen birçok kişinin ise sistem dışında kaldığı görüşüne yer verildi.
Açıklamada ayrıca, taşımacılık alanındaki uygulamanın diğer mesleklerle karşılaştırıldığında “haksız bir istisna yarattığı” belirtilerek, berberlik, lokantacılık ve çeşitli serbest mesleklerde piyasaya girişin kontenjanla sınırlandırılmadığı hatırlatıldı. Devletin rolünün bu alanlarda kalite ve güvenliği denetlemekle sınırlı olduğu ifade edildi.
T izni uygulamasının zamanla ekonomik değeri olan belgelere dönüştüğüne dair kamuoyunda yaygın bir tartışma bulunduğu belirtilen açıklamada, izinlerin “yüksek bedellerle devredildiği ya da kiralandığı yönündeki algının, sistemin serbest piyasa değil ayrıcalık ürettiğini gösterdiği” savunuldu. Aynı kapalı yapının korsan taşımacılığı önlemek yerine “çoğu zaman gölge ekonomiyi beslediği” görüşü de dile getirildi.
Liberal Demokrasi Hareketi açıklamasında çözüm önerisini de paylaşarak, T izninin “kontenjan ve ayrıcalık aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini” belirtti. Buna göre T izninin; ehliyet, araç güvenliği, sigorta, vergi kaydı ve mesleki yeterlilik gibi “açık ve nesnel kriterlere dayanan bir standart belgesi hâline getirilmesi” gerektiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, “Devlet meslek dağıtmaz, kural koyar. Çalışma hakkı izinle verilen bir lütuf değildir” denilerek, T izninin “ayrıcalık değil; eşit, açık ve adil bir standart hâline getirilmesi gerektiği” vurgulandı.





