İnsanlar biri sağa, diğeri de sola bakan iki üçgen gördüklerinde bunları birbirinden rahatça ayırt edebiliyor. Neredeyse tıpatıp aynı şekillerin bile hangi yöne baktığını anlamak bize çok kolay gelse de bu yeteneğin kökenleri tam bilinmiyor.
Arkeologlar daha önce Güney Afrika'da 70 bin yıllık bir taş levhanın üzerinde çok sayıda paralel çizgi keşfetmiş, Almanya'da ise düzgün bir sıra halinde dizilmiş 88 çentik içeren 35 bin yıllık bir mamut dişi bulmuştu.
ABD'deki Carnegie Mellon Üniversitesi'nden bilişsel sinirbilimci Jessica Cantlon, "Bu, insanların kaydetmek istediği ilk şeylerden biriydi. Ve bu tür sezgiler bize otomatik geliyor çünkü bunları çok derin bir şekilde kodlamışız" diyor.
Cantlon ve ekibi başka primatların da benzer sezgilere sahip olup olmadığını anlamak için New York'taki Seneca Park Hayvanat Bahçesi'nde yaşayan 4 zeytuni babun (Papio anubis) ve 4 Hint şebeğiyle (Macaca mulatta) bir çalışma yürüttü.
Hayvanat bahçesinde yürütülen bir proje kapsamında maymunlar düzenli olarak dokunmatik ekranlar üzerinden bilişsel seviyelerini ölçen görevler yapıyor. Ancak yeni çalışma öncesinde özel bir eğitimden geçmediler.
Araştırmacılar çalışmaya ABD'den 3 ila 6 yaşında 55 çocuk ve 21 yetişkinin yanı sıra Bolivya'da yaşayan ve çok az örgün eğitim alan yerli halk Tsimanélerden 79 kişiyi de dahil etti. Bu sayede geometri becerisinin eğitime ve yaşa ne kadar bağlı olduğunu belirlemeye çalıştılar.
Çalışma kapsamında maymunlar ve insan katılımcılar iki boyutlu geometrik şekilleri eşleştirme testine tabi tutuldu. Ekip, nesnelerin şekil, boyut ve renk açısından belirgin farklar taşımaması nedeniyle testin göründüğünden daha zor olduğunu söylüyor.
Bulguları hakemli dergi PNAS'te dün (20 Temmuz) yayımlanan çalışmada, insanların ve diğer primatların temel geometriye ilişkin düşünme biçimlerinde belirgin bir süreklilik olduğu keşfedildi.
Maymunlar, yetişkin ve eğitimli kişilerle aynı sembolik kavrayışa sahip olmasa da üçgen, dikdörtgen, yamuk ve diğer şekillerin yönlerini tanıma yetenekleri, eğitimsiz insan zihniyle neredeyse aynı seviyedeydi.
Cantlon, "Bizi şaşırtan şey sadece maymunların bu görevi yapabilmesi değildi" diyerek ekliyor:
Asıl şaşırtıcı olan, maymunların, çocukların ve yetişkinlerin geometrik ilişkiler hakkında temelde aynı şekilde düşündüklerinin anlaşılmasıydı. Bu da bu sezgilerin primat zihninin temel yapısının bir parçası olduğunu gösteriyor.
Bilim insanları maymunlar ve çocukların testte benzer seviyelerde zorlandığını da gözlemledi.
Ayrıca bu iki grup görünüşe göre daha sezgisel bir süreçle ilerlerken, yetişkinler sembolik yaklaşıma daha çok ağırlık verdi. Araştırmacılara göre yetişkinler benzer şekiller arasındaki ayrımı, farkında olmadan temel geometri kurallarına dayanarak yapıyor.
Bu durum, sembolik ifadenin doğuştan gelen bir yetenekten ziyade eğitimle kazanılıyor olabileceğine işaret ediyor.
Cantlon, "Çalışmamız, örgün eğitimin sembolik geometrik ifadeyi güçlendirdiğini ancak (metrik özellikler ve açılarla ilgili) soyut geometrik sezgilerin insanlar ve diğer primatlarda halihazırda bulunduğunu gösteriyor" diye açıklıyor.