MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "Terörsüz Türkiye; terörizme verilmiş bir taviz değil, aksine yola gelmek istemeyenlere tanınmış son şanstır. Aynı çadırda toplanmaya tereddüt edenlere veya aramıza katılmak istemeyenlere açılan son davet kapısıdır. MHP ve Cumhur İttifakı 'Terörsüz Türkiye' hedefinden geri dönmeyecektir. 'Terörsüz Türkiye', öyle ya da böyle hayata geçirilecektir" dedi.
HTŞ ve beraberindeki güçlerin SDG'ye ve Kürt mahallelerine yönelik saldırılarının ardından Nusaybin'de MHP lideri Devlet Bahçeli'ye yönelik olarak "Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor. Bahçeli 'Suriye'nin her karışı temizlenmeli, kurutulmalı diyor' sen kuru temizlemeci misin?" ifadelerini kullanan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'a da cevap veren Yalçın, "Umudunu Suriye’de ABD’nin desteğinde kurulacak bir uydu kantona bağladığı anlaşılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın, uğradığı hayal kırıklığıyla Sayın Genel Başkanımız hakkında takındığı seviyesiz üslubu şiddetle reddediyoruz. Bakırhan’a 'Haddini bil!' diyoruz" diye yazdı.
Yalçın ayrıca Bakırhan'ın, "SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor" ifadesinin saptırma olduğunu söyleyerek, "Bundan, 'Kürtler teröristtir' anlamı mı çıkarılmalıdır? Oysa Türkiye’de olduğu gibi, Suriye’de de Kürtlerin ezici çoğunluğu terörizme destek vermemiştir, vermeyecektir. Bölge ülkelerinde yaşayan Kürtler; terörizmden çok çekmiş, bıkmıştır.
Yeni küresel vurgun düzeni karşısında DEM Parti ve CHP dâhil, sol eğilimli partiler yol ayrımına gelmiştir. Bu siyasi teşekküller, temsil ettiklerini öne sürdükleri kesimlere zarar vermekten, onların hassasiyetlerini istismardan vazgeçmelidirler. Milletin bekasından, millî devletin devamından yana mı olacaklar, emperyalizmin davulunu çalmaya mı devam edecekler, nihai kararlarını vermelidirler. Terörsüz Türkiye trenine binmedikleri takdirde kaybeden kendileri olacaktır. Bilhassa DEM Parti, Kürt ismi üzerinden etnik ayrılıkçılık ısrarından vazgeçmelidir. Bu temelsiz ve kof propaganda tutmamıştır. DEM Parti ve selefi olan partiler tarafından Kürt vatandaşlarımız yıllarca boş yere maceraya sürüklenmek istenmiş, özellikle genç dimağlar istismar edilmiştir. 'Diyarbakır Anneleri' ağlatılmıştır.
DEM Parti, yoluna meşruiyet zemininde devam etmek istiyorsa Türkiye partisi olmak zorundadır. Aksi takdirde azınlık ırkçılığı anaforunda boğulmaktan kurtulamayacaktır. DEM Parti; Kürtlerin saadetine, bir arada yaşama arzusuna gem vurmaktan vazgeçmelidir. Bin yıllık kardeşlik hukukunu baltalamaktan vazgeçmelidir. Terörsüz Türkiye fırsatını kaçırmamalıdır" ifadelerini kullandı.