Dragone, Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı (SACEUR) Orgeneral Alexus Grynkewich'le Brüksel'de yapılan NATO Genelkurmay Başkanları Toplantısı sonrasında basın toplantısı düzenledi.
NATO'nun her gün uyum sağladığının altını çizen Dragone, "Ankara'daki NATO zirvesine doğru ilerlerken, askeri yetkililerin beklentileri son derece yüksek. Tüm taahhütlerin, daha hızlı teslimatlarla somut sonuçlara dönüştürülmesi, daha yüksek hazırlık seviyesi ve daha güçlü caydırıcılığın sağlanması gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Dragone, NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını artırma konusunda sağladığı ilerlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını aktardı.
NATO'nun müşterek yapısındaki üst düzey liderlik görevlerinin yeni dağılımı üzerinde anlaşmaya varıldığını anımsatan Dragone, Avrupalı müttefiklere daha fazla sorumluluk verildiğinin altını çizdi.
"SAVAŞTA DEĞİLİZ FAKAT BARIŞ İÇİNDE DE DEĞİLİZ"
Dragone, "Ancak caydırıcılık ve savunmamız için gerekli tüm kabiliyetlerin teslimat ve konuşlandırılma hızının dramatik biçimde artırılması ve iyileştirilmesi gerektiğini de belirtmeliyiz. Savaşta değiliz fakat barış içinde de değiliz." diye konuştu.
Bu nedenle savunma yatırımlarına yönelik çabaları verilen taahhütler doğrultusunda iki katına çıkarmak gerektiğini belirten Dragone, savunma sanayisine de üretimi hızlandırması ve iş modellerini bu zorunluluğa göre uyarlaması çağrısı yaptı.
Dragone, "Artık parçalanmaya bir son verilmeli." mesajını vererek, fonların arttığı dönemde bunun en büyük risklerden birini teşkil edebileceği konusunda uyardı.
"AVRUPA ORDUSUNDAN SÖZ ETMEK MÜMKÜN DEĞİL"
Her ülkenin kendi ordusu bulunduğunu ve NATO misyonlarının ihtiyaçlarına göre destek sağladığını kaydeden Dragone, "Bu nedenle bir Avrupa ordusundan söz etmek mümkün değil. Bu kendi içinde çelişkili ya da anlamsız bir fikir olur. Çünkü NATO'nun kendine ait bir ordusu yok." dedi.
NATO'nun "Avrupa sütunu"nun güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Dragone, Avrupa Birliği'nin finansman sağlama konusunda kapasitesi olduğuna işaret etti.
Dragone, "Dolayısıyla biz tasarım gereği birbirimizi tamamlıyoruz ve buna bağlı kalmalıyız. Böylece gereksiz tekrarların, para, zaman ve enerji israfının önüne geçebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.




