Ülkenin
ekonomik, sosyal ve siyasal tablosuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özkunt, Kıbrıs
Türk halkının 19 Ekim’de açık ve net bir irade ortaya koyduğunu belirterek, bu iradenin genel
seçimle tamamlanması gerektiğini vurguladı.
Ülkede yaşanan sorunların temelinde plansızlık, denetimsizlik ve öngörüsüz yönetim
olduğunu ifade eden Özkunt, hayat pahalılığı ve enflasyonun dar gelirliyi her geçen gün daha
fazla baskı altına aldığını söyledi. Enflasyonun önemli bir bölümünün Türkiye kaynaklı
olduğunu ancak hükümetin kendi sorumluluk alanındaki denetimleri etkin biçimde
uygulamadığını kaydeden Özkunt, piyasada başıboş bir fiyatlama düzeni oluştuğunu dile
getirdi.
“Akaryakıta yapılan zam ortadayken enflasyon rakamları inandırıcı değil”
Kasım ayı için açıklanan enflasyon rakamlarının inandırıcı olmadığını ifade eden Özkunt,
akaryakıta yapılan zamlar ortadayken düşük oranlar açıklanmasının kamuoyunda güven
yaratmadığını söyledi. Özkunt, İstatistik Kurumu’nun siyasetten arındırılması, gerçek hayat
pahalılığını yansıtan bir sepet oluşturulması ve ekonominin veriye dayalı biçimde
yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Nüfus sayımının yapılmamasının ülkenin en büyük yapısal sorunlarından biri olduğuna dikkat
çeken Özkunt, nüfus bilinmeden ekonomi, sağlık, eğitim, trafik ve altyapı alanlarında sağlıklı
planlama yapılamayacağını belirterek, yeni bir yönetimin ilk adımlarından birinin kapsamlı
bir nüfus sayımı olması gerektiğini ifade etti.
“Asgari ücret hayat pahalılığı karşısında korunmuyor”
Özel sektör çalışanlarının yıllardır görmezden gelindiğini söyleyen Özkunt, kamu ile özel
sektör arasında maaş, sosyal haklar ve çalışma koşulları bakımından ciddi uçurumlar
oluştuğunu kaydetti.
Asgari ücretlinin hayat pahalılığı karşısında korunmadığını, Asgari Ücret Tespit
Komisyonu’nun mevcut yapısıyla adaletsizlik ürettiğini belirten Özkunt, hayat pahalılığı
oranında otomatik artış sistemine geçilmesi gerektiğini söyledi.
“Genel seçim artık gecikmiş bir seçimdir”
Erken seçim tartışmalarına da değinen Özkunt, Başbakan Ünal Üstel’in erken seçimden
kaçtığını savunarak, halkın iradesinin sandıkta defalarca ortaya konduğunu ifade etti. Tek
milletvekilliği ara seçimi, yerel seçimler ve 19 Ekim sonuçlarının aynı mesajı verdiğini
belirten Özkunt, mevcut genel seçimin artık “gecikmiş bir seçim” olduğunu kaydetti.
Hükümetin yolsuzluk, liyakatsizlik ve kötü yönetimle anıldığını hatırlatan Özkunt, kamunun
birçok alanında yaşanan sorunların bunun sonucu olduğunu söyledi. Halkın iradesinin
değiştirilemeyeceğini vurgulayan Özkunt, seçim günü geldiğinde bu hükümetin sandıkta
gönderileceğini ifade etti.
“TDP güçlü kadro ve manifestosuyla genel seçime hazır”
TDP’nin cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde toplumun birleştirici gücü olduğunu belirten
Özkunt, partinin çözümden yana, toplumcu ve şeffaf bir siyaset anlayışıyla hareket ettiğini
söyledi. TDP’nin güçlü kadrolar ve güçlü bir manifestoyla genel seçime hazırlandığını
kaydetti.
Kıbrıs konusuna da değinen Özkunt, Kıbrıs Türk halkının tarihsel olarak çözüm iradesini
defalarca ortaya koyduğunu hatırlattı. 19 Ekim’de bu iradenin bir kez daha teyit edildiğini
belirten Özkunt, sürecin Birleşmiş Milletler kararları ve siyasi eşitlik temelinde ilerlemesi
gerektiğini söyledi. Özkunt, çözüm olsun ya da olmasın, Kıbrıs Türk halkının dünyayla
buluşmasını sağlayacak adımların artık ertelenmemesi gerektiğini vurguladı.





