Başkent Managua'da Sandinista Devrimi'nin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında binlerce destekçisine seslenen Ortega, ABD müdahalesini ve ülkenin egemenliğini gerekçe göstererek seçimlerin bir daha yapılmayacağını duyurdu.
Ortega, "Burada Yankiler (ABD) veya Somozacılar (darbeciler) tarafından kurulan partilerin yeniden hükümete geleceği hikayesi bitti. Asla, asla, asla… Yankiler onlara ne kadar para verirse versin başaramayacaklar. Darbe yanlılarının, vatan hainlerinin önüne bir duvar örecek yasaları yapmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Muhalefeti kamu kaynaklarını hedef almakla suçlayan Ortega, "Okullar üzerinden para kırma (zenginleşme) derdindeler. Ama unutsunlar: Burada hükümeti ve iktidarı ele geçirmeye çalışabilecekleri seçimler bir daha asla yapılmayacak." değerlendirmesinde bulundu.
- Muhalefet "sert" tepki gösterdi
Nikaragua'da 2023'te vatandaşlıktan çıkarılan muhalif isimlerden Felix Maradiaga Saenz, anayasanın iktidarın çıkarlarına göre sürekli ihlal edildiğini ya da değiştirildiğini savundu.
Bir dönem tutuklandıktan sonra sürgüne gönderilen ve 2023'te vatandaşlığı elinden alınan muhalif lider Juan Sebastian Chamorro ise Ortega'nın yıllardır fiilen uyguladığı tek parti yönetimini artık açıkça ilan ettiğini söyledi.
Chamorro, Ortega'nın Çin, Kuzey Kore ve Küba'dakilere benzer kalıcı bir tek parti sistemi kurmayı hedeflediğini öne sürdü.
Ulusal basında çıkan habere göre, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Ortega'nın sözlerine tepki gösterdi.
Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yayımlanan açıklamada Rubio, Daniel Ortega'nın seçimleri tamamen kaldırma yönündeki ifadelerinin rejiminin "gerçek otoriter niteliğini" gözler önüne serdiğini belirtti.
- Ortega yönetimi
80 yaşındaki Ortega, Somoza ailesinin diktatörlüğünü sona erdiren Sandinista Devrimi'nin zaferinin ardından 1980'li yıllarda Nikaragua'yı yönetti.
2007'de yeniden iktidara gelen Ortega, o tarihten bu yana ülkenin yönetiminde bulunuyor. Son yıllarda ise muhalefeti sistematik biçimde bastırmakla suçlanan Ortega yönetimi, çok sayıda sivil toplum kuruluşunu kapattı, gazetecileri, insan hakları savunucularını ve aktivistleri hedef alan uygulamalarıyla uluslararası eleştirilere konu oldu.
Ülkede çok sayıda sivil toplum kuruluşu, üniversite, medya organı ve dini dernek kapatılırken, hükümeti eleştiren birçok kişinin mal varlığına el konuldu.
Bu adımlar, Ortega yönetiminin muhalefete yönelik baskıyı giderek artırdığı yönündeki eleştirileri daha da güçlendirdi.
Birleşmiş Milletler (BM) Nikaragua Uzmanlar Grubu, Ortega hükümetinin bazı eylemlerinin insanlığa karşı suç teşkil edebileceğini savunuyor.
Managua hükümeti ise bu raporları reddederek bunları sözde müdahaleci girişimler olarak nitelendiriyor.