Çatalköy-Esentepe’de 65 yaş üzeri vatandaşlara ücretsiz işitme taraması
Çatalköy-Esentepe’de 65 yaş üzeri vatandaşlara ücretsiz işitme taraması
İçeriği Görüntüle

İş kazalarında veya ölümlü iş kazalarında şirket direktörlerinin suçlu oldukları için değil olayın aydınlatılması, delillerin ve emarelerin ortadan kaldırılmaması için gözaltına alındığını belirten Özgör, kamuoyunda bu konuda yanlış bir algı olduğu, yasanın da bunu düzeltmek için yapıldığı görüşünü ifade etti.

Erkay Özgör, İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi’ni değerlendirdiği yazılı açıklamasında, düzenlemenin sorunu çözmek yerine, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedeleyen yeni ve daha derin sorunlar doğurma riski taşıdığını dile getirdi.

Önerinin komite aşamasında katılımcılık ve şeffaflık açısından ciddi sorunlar yaşandığını da savunan Özgör, toplantılarda meslek örgütleri ve paydaşların sakıncalı bulduğu düzenlemelerle ilgili mutabakat sağlanamadığını belirtti.

Öneriye geçici madde eklenmesinin ilk kez gündeme getirildiğini, toplantıya meslek örgütleri ve sahadaki uygulayıcıların çağrılmadığını da iddia eden Özgör, önerinin hem komiteden hem de Meclis’ten oy çokluğuyla geçirildiğini anımsattı.

Söz konusu geçici maddede; yasa yürürlüğe girmeden önce açılan ve halen süren davalarda da yeni yasa hükümlerinin uygulanmasının öngörüldüğünü belirten Erkay Özgör, bu düzenlemenin hukuki güvenlik, kazanılmış haklar ve yasaların geriye yürümezliği ilkeleri bakımından kritik olduğunu söyledi.

“Birliğimiz açısından yasa önerisinin en temel sakıncalarından biri, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki sorumluluk sistematiğini zayıflatmasıdır” diyen Özgör, yapılan düzenlemeyle işverenin asli sorumluluğunun fiilen işveren vekiline kaydırılmasının işverenin İSG yükümlülüklerini belirsizleştirdiğini, gerçek muhatabın tespitini de güçleştirdiğini kaydetti.

“Bu yaklaşım, önleyici iş sağlığı ve güvenliği anlayışını zedelediği gibi, uygulamada yeni ve ciddi hukuki ihtilaflara da zemin hazırlıyor” diyen Özgör, şunları da kaydetti:

“Kamuoyunda oluşan temel yanılgılardan biri de iş kazası veya ölümlü iş kazası meydana geldiğinde şirket direktörlerinin doğrudan suçlu oldukları için gözaltına alındıkları yönündedir. Oysa uygulamada direktörler, suçun sabit görülmesi nedeniyle değil; olayın aydınlatılması, delillerin ve emarelerin ortadan kaldırılmasının önlenmesi amacıyla, Ceza Yasası ve Ceza Muhakemesi Usulü Mevzuatı çerçevesinde gözaltına alınmaktadır. Kusurun kimde olduğu ve hangi kişi ya da kişilerin sorumluluğunun bulunduğu ancak Çalışma Dairesi müfettiş raporları ve yargılama süreci sonunda belirlenir.

Bu çerçevede, kapsamlı bir yasa değişikliği yapılması ve özellikle geçici madde yoluyla devam eden davalara müdahale edilmesi, zorunlu ve kaçınılmaz bir ihtiyaçtan ziyade, yanlış bir algının yasa yoluyla düzeltilmeye çalışılmasının sonucudur.

Bu yaklaşım, sorunu çözmek yerine, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedeleyen yeni ve daha derin sorunlar doğurma riski taşıyor.”